Kuantum

Kuantum
@KuantumAkademi
Kuantum Akademi, TYT–AYT–LGS seviyelerinde öğrencilere disiplinli, veriye dayalı ve kavramsal öğrenme anlayışıyla destek veren bir online eğitim platformudur.
Kadınların ne oldukları, ne olmadıkları, ne olabilecekleri ya da ne olamayacakları hakkında doğal yasalar dışında söz söylemeyi küstahlık olarak görüyorum.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Birbirinden tamamen farklı insanlar arasındaki özel ilişki gereksiz bir hayaldir. Farklılıklar çekici olabilir ama benzerlik ilişkiyi korur ve bir çift birbirine benzediği oranda bir diğerine mutlu bir hayat sunabilir."
1000Kitap
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2025 70. kitabı
Ev İçi Despotizmin Yıkılışı: John Stuart Mill’in "Kadınların Boyun Eğdirilişi" ve Liberal Feminizmin Doğuşu Özet: John Stuart Mill'in 1869'da yayınlanan "Kadınların Boyun Eğdirilişi" (The Subjection of Women), Viktorya dönemi İngiltere'sinin kalbinde, cinsiyet eşitliği lehine yazılmış en güçlü ve en sistematik felsefi argümanlardan biridir. Eşi Harriet Taylor Mill'in derin entelektüel katkılarıyla şekillenen bu eser, kadınların erkeklere yasal ve sosyal olarak "boyun eğdirilmesinin" sadece adaletsiz değil, aynı zamanda insanlığın ilerlemesinin önündeki en büyük engel olduğunu iddia eder. Mill, kadınların "doğal" olarak aşağı bir statüde olduğu fikrini acımasızca çürütür; bu durumun "doğa" değil, binlerce yıllık zorlama, eğitimsizlik ve "ev içi kölelik" tarafından yaratılmış yapay bir inşa olduğunu savunur. Faydacı bir temelde, toplumun potansiyelinin yarısını boşa harcadığını öne süren bu makale, liberal feminizmin kurucu manifestosu olarak kabul edilmektedir. 1. Giriş: Viktorya Dönemi Zihniyetine Felsefi Bir Saldırı Kadınların Boyun Eğdirilişi'ni anlamak için, 1869'daki tarihsel bağlamı kavramak şarttır. Viktorya dönemi İngiltere'sinde, evli bir kadının (coverture doktrini altında) yasal bir kimliği yoktu; mülkü, kazancı ve hatta çocukları üzerindeki hakkı otomatik olarak kocasına aitti. Kadınlar oy kullanamaz, üniversiteye gidemez veya siyasete atılamazdı. Bu sistem, kadınların "doğal" olarak erkeğin korumasına muhtaç, daha duygusal, daha az rasyonel ve kamusal alana uygun olmadığı varsayımı üzerine kuruluydu. John Stuart Mill, Özgürlük Üzere (On Liberty) adlı eserinde savunduğu bireysel özgürlük ve faydacılık ilkelerini alıp, bu ilkelerin en bariz şekilde ihlal edildiği alana, yani nüfusun yarısına uyguladı. Eser, bu yerleşik zihniyete karşı tam bir felsefi
1000Kitap
Kadınların ÖzgürleşmesiJohn Stuart Mill · Pinhan Yayıncılık · 2017285 okunma

Kuantum

, bir kitap okudu
Puan vermedi·140 syf.··
Beğendi
·
2025 70. kitabı
John Stuart Mill
8.3/10 · 285 okunma
Bireyin Savunulması:ı Çoğunluğun Tiranlığı
Puan vermedi·149 syf.··
2025 68. kitabı
Özet: John Stuart Mill'in, eşi Harriet Taylor Mill'in derin etkisiyle 1859'da yayınladığı "Özgürlük Üzerine" (On Liberty), modern liberalizmin temel manifestosudur. Bu eser, bireysel özgürlüğe yönelik tehdidin sadece devletin baskıcı yasalarından gelmediğini, aynı zamanda daha sinsi ve boğucu bir tehlike olan "çoğunluğun tiranlığı"ndan (tyranny of the majority), yani kamuoyunun ve toplumsal geleneğin dayattığı "kolektif vasatlıktan" kaynaklandığını savunur. Mill, bu tehlikeye karşı, bireyin eylem alanını korumak için basit ama devrimci bir ilke sunar: "Zarar İlkesi" (The Harm Principle). Bu ilkeye göre, toplumun veya devletin, bir bireyin özgürlüğüne müdahale edebileceği tek meşru gerekçe, o bireyin eylemlerinin başkalarına zarar vermesini önlemektir. Eser, özellikle "Düşünce ve İfade Özgürlüğü"ne ayırdığı bölümde, yanlış veya aykırı olduğuna inanılan fikirlerin bile susturulmasının neden hakikatin kendisine zarar verdiğini kanıtlayan, bugüne kadarki en güçlü felsefi argümanı sunar. 1. Giriş: Tehdit Olarak "Çoğunluğun Tiranlığı" Mill, Özgürlük Üzerine'yi yazdığında, temel siyasi mücadele artık mutlak monarşiye (kralın tiranlığına) karşı değildi; Batı, demokratik yönetimlere doğru ilerliyordu. Ancak Mill, bu yeni demokratik çağda yeni bir tiranlık biçiminin doğduğunu fark etti: Çoğunluğun Tiranlığı. Bu, sadece hükümetin çoğunluk oyuyla azınlığa baskı yapması değildi. Mill için daha tehlikeli olan, toplumsal tiranlıktı: Kamuoyunun (public opinion) baskısı. Geleneklerin ve göreneklerin boğucu gücü. Bireyi "herkes gibi" olmaya zorlayan sosyal dışlama mekanizmaları. Mill'e göre bu toplumsal baskı, bireyin ruhunu köleleştiriyor, "bireyselliği" ve "insani gelişimi" (human flourishing) boğuyordu. Kitabın amacı, bireyi hem devletin hem de toplumun bu haksız müdahalesinden
1000Kitap
On LibertyJohn Stuart Mill · Gece Kitaplığı · 2017863 okunma