Yüreklerinde bir devlet memurunun haysiyetini, vekârını, mesuliyetini taşıyorlardı. Başlarında patron diye bir bela yoktu, kimsenin esiri değildiler yalnız memleketin hizmetçisi olduklarını ve alınlarından akan terin Vatan topraklarını bereket getirici bir rahmet gibi yağdığını biliyorlardı.
Bunlar hep inkılabın yanlış anlaşılmasından çıkan neticeler İnkılabı Kocanız kendine göre Murat Bey kendine göre Şeyh Emin kendine göre anlıyor, hani bazı dinler vardır ki müfessir ve müçtehitlerinin çokluğu yüzünden mana ve mahiyetini değiştirir İşte bizim Inkılabımızın başına da böyle bir şey gelmektedir ve bizim ıstırabımızın sebebini burada aramak lazımdır.
Milliyetçi Türk Garpçısı için garpçılığın en karakteristik vasfı Türk üslubunu, Türk damgasını vurmaktır. Şapka bize hakim değil, biz şapkaya hakim olmalıydık.