Gençlik kitabı değil zaman kaybı.
Kitap İstanbula okumaya gelen bir kızın hikayesiyle başlıyor. Konu olarak yeni okul,çevre ve arkadaşlara alışmaya çalışan 18 yaşında bir kızın hayatını anlatıyor.
<Spoiler>
Başrol kız inanılmaz saçma bir karakter, anlamadan dinlemeden hareket eden bir ergen. Kuzeninin eski sevgilisine hesap sormak için oğlanın çalıştığı spor salonuna gidiyor ve gözü dönmüş bir şekilde sadece arkasından gördüğü bir oğlana ve yanındaki kadına basketbol topu fırlatıyor ama sonra yanlış kişi olduğu anlaşılıyor, tesadüf ki bu oğlan başrol oğlan. Bu hareketi bir erkek kadına yaptığı zaman nasıl şiddet oluyorsa kadın yaptığı zamanda şiddet oluyor komedi diyip gülemeyiz.
Sonra aaa yanlışlık oldu diyip kaçıyor. Klişe bir şekilde bu oğlan ile aynı okulda çıkıyor. Bu oğlanın yakın kız arkadaşı ile bir kaza yaşayıp kavga ediyor düşman oluyorlar pehh yine bir klişe.
Başrol oğlan bir süre kıza düşmanlık yapıyor sonra hop 1 ay olmadan kıza aşık olduğu için böyle davrandığı ortaya çıkıyor. İlkokulda gibi saçını çekip kaçsaydı keşke bu ne dedim okurken sürekli.
Kız sürekli bağırarak konuşan, dinlemeden hareket eden bir ergen. Önce bağırıyor sonra aaa yanlış anlamışım diyor. Özür dilerken bile ergen dinlesene diye bağıyor. Hatalı olduğu durumlarda bile sorumluluk almak yerine özür dileyim bitsin her şey istediğim gibi olsun derdinde.
Kıramıyacağım birinin tavsiyesi üzerine başladım ama daha fazla devam edemeyeceğim.