Kitap Şili 80lerin sonunda yaşanan işkence olaylarını enteresan bir dille anlatıyor. Yazarın edebi dili beni çok etkilemedi.Ama şöyle bir inancın var; farklı bir ülkenin yazarından kendi ülkesini anlatan bir kitap okuduğunuzda bunun bir çeşit o ülkeye seyahat olduğuna inanıyorum. Okurken de bunu hissedebiliyorum. Kitap kesinlikle Şili’ye seyahat etme hissi barındırıyor.
Okurken zihnimde dolaşan da en çok; ya bu kadar insanlık dışı işkenceyi, zorbalığı dünyanın bir ucundan diğer ucuna nasıl yaymayı başardınız? ilk kimin aklına geldi bunlar? diğerlerine nasıl haber verdi? zaten hapse tıktığın bir insandan daha ne istersin? Kafamda deli sorular. İnsan çok acayip. bütün o şefkati taşıyan,yeri gelince çevresine rahmet olan da insan, bu işkenceleri yapan da. Pişman olup gazeteye röportaj veren de.