Kübra Timurağaoğlu

Yürüyen Adam
8/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2025 01:09
“Yürüyen Adam” Yorumu : Ara ara manga okumayı seviyorum. Bu da iyi ki okudum dediğim mangalardan oldu. Okurken kulaklarımda hep ağaç yapraklarının hışırtısı, rüzgarın uğultusu, kuşların cıvıltısı vardı. Kahramanımız evinden çıkar ayakları onu nereye götürürse oraya gider. Bazen bir kedinin peşinden gider. Bazen yağmurda yürür. Bazen bir uçurtmayı kurtarmak için ağaca çıkar. Bazen farkı bir durakta iner. Bezen farklı bir sokaktan geçer. Kısaca sıradan şeylerin mucizesini arayan bir adamın hikayesi. Biraz “Perfect Days” havası vardı. Ama kahramanın birazcık hüzünlü bir yanı var. Bunun nedenini de sonradan anlıyoruz. Manga okumayı seviyorsanız keyifle okuyabilirsiniz. Kitapla kalın :)
Yürüyen AdamJirō Taniguchi · İthaki Yayınları · 2023280 okunma
Reklam
Günden Kalanlar
6/10
·208 syf.··
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 03:51
Günden Kalanlar kitap yorumu: Açıkçası ben kitabı okurken çok sıkıldım. Durağan bir kitaptı. Kitabı yarım bırakmamak için kendimle mücadele ettim ve bitirdim. Ama beğenmedim. Muhtemelen benim okuma zevkime uygun değildi ya da doğru zamanda okumadım bilmiyorum. Efendim, hikayemizin anlatıcısı Stevens, eski bir İngiliz malikanesinde başuşaktır. Uzun yıllar yanında çalıştığı işvereni ölünce malikane, içindeki çalışanlarla birlikte bir Amerikalı beye satılıyor. Stevens’ın bütün hayatı bu malikane, malikanenin işleri ve işverenin memnuniyetinden ibarettir. İşine obsesiflik derecesinde takıntılı biridir. Onunki bir çeşit adanmışlıktır. Bu adanmışlık öyle bir noktadır ki, kendi duyguları, düşünceleri, ihtiyaçları bile onun için önemli değilidir. Ömrünü gerçek bir başuşak olmaya adamıştır. Peki bu kadar adanmışlık gerekli midir? Neye, kime adanmışlık? Günün sonunda elimizde kalan nedir? Stevens ile birlikte bu soruları kendime sorarken buldum. Sonu itibariyle bende biraz hüzün ve biraz kalp kırıklığı bıraktı. Bu kitabın birkaç sayfasını okuyunca benim için doğru kitap olmadığını anladım. Ama yine de devam etmek istedim. Kitapların biraz beni zorlaması hoşuma gidiyor. Zorladı ama değdi demek istiyorum. İşte bu kitap için bunu diyemiyorum malesef. Yazar Nobel ödülü almış elbette ki rüşdünü ispatlamak için benim onayıma ihtiyacı yoktur ama kitaplığımda olan “Beni Asla Bırakma” kitabına elim uzun süre gitmeyecektir. Kitapla Kalın :)
Günden KalanlarKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20196,9bin okunma
Düşerken
9/10
·299 syf.··
Beğendi
·
2025 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 11:51
Kitap yorumu: Tarık Tufan’ın kalemini çok seviyorum. Yarattığı karekterler, anlattığı dertler çok tanıdık geliyor. Bütün kitaplarını okumuş biri olarak, en sevdiğim kitabı Düşerken’dir. Yedi sene falan olmuştur okuyalı. Elim gitti tekrar okumak istedim. İshak evli ve iki çocuk babasıdır. Tesisatçılık yaparak geçimini kazanır. Jülide ise İshakların apartmanında yaşayan geleni gideni pek olmayan, mahalle sakinlerinin anlattıklarına göre “tuhaf” bir kadındır. Bir sabah jülide ve ishak’ın birlikte kaçtığına dair dedikodular mahallede yayılır. Efendim insan eşini çocuğunu bırakıp, kendinden çokça genç bir kadının peşinden gider mi? Kadının evli barklı adamla ne işi varmış peki vs ? Fakat işin aslı hiç de öyle değildir. Onlar çıktıkları yolculukta, birbirlerinden destek alarak, geçmişleriyle, bu günleriyle ve belki de gelecekleriyle yüzleşme cesareti bulurken biz de onların hikayesinden kendi hissemizi alıyoruz. Bezen içinde bulunduğumuz hayatlardan kaçmak isteriz. Bize ait olmayan ama bir şekilde içinde olduğumuz o hayatlardan koşar adım kaçmak isteriz. Bunu bir gün mutlaka yapacağımıza dair sözler veririz kendimize. Jülide ve ishakın yaptığı da biraz buydu. Kaçmak. Ama aslolan kaçmak değildir; yüzleşmektir, hesaplaşmaktır, affetmektir, vazgeçmektir. Bunu öğreniyorlar. Bunu öğreniyoruz. Kitapla kalın :)
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
Eski Kitapların Yankısı
7/10
·456 syf.··
2025 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2025 04:17
Kitap Yorumu: Ana karekterimiz Ashlyn kötü bir evlilik geçirmiş ve ailesini trajik bir şekilde kaybetmiş yaralı ve biraz yalnız bir kadındır. Bir sahaf dükkanı vardır ve kitaplarla çok özel bir bağı vardır. Ashlyn kitaplara dokunduğunda, önceki sahiplerine ait duyguları hissedebiliyordur. Ona göre kitaplar canlıdır ve sahiplerine ait duygular onlara bulaşıyordur. Bir gün Ashlyn’nin eline, birbirine benzer iki kitap geçer. Kitaplar isimsizdir ve aynı hikaye farklı tarzlarda, farklı kişiler tarafından, karşı tarafı suçlayıcı bir şekilde yazılmıştır. Kitapların hissettirdiği duygu o kadar güçlüdür ki Ashlyn, bunun bir kurgudan çok gerçek bir hikaye olabileceği hissine kapılır. Ve kitapların gerçek sahiplerini bulmanın ve hikayeyi tamamlamanın peşine düşer. Aslında kitap biraz duygusal, biraz romantik ve hayalperest bir anlatıma sahip. Pişmanlığa, affetmeye, ikinci şanslara ve hayat devam ediyorsa her şeyin telafisi mümkündüre dair bir hikaye. Ama bence bazı şeylerin telafisi yoktur. Bazı yollardan dönülmez. Bazı şeyler yaşanmamış gibi yapılmaz. Görünür, görünmez yara izlerimiz durduğu müddetçe, biz yaralarımızı ve yaralayanlarımızı hatırladığımız müddetçe bazı şeylerin geri dönüşü yoktur. İşte kitap bunun tam tersini söylüyor:) ben gerçeği söylüyorum. Denilebilir ki gerçeğe ihtiyacımız yok bize her şeye ve herkese rağmen mutlu sonlar lazım. Hakkınızdır. Bazılarımız kitaplarda mutlu olsun. Bazılarımız kitaplarla mutlu olsun. Kitapla kalın.
Eski Kitapların YankısıBarbara Davis · Olimpos Yayınları · 2025103 okunma
“Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı”
9/10
·1016 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 23:30
“Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı” serisinin genel yorumu: Nasıl başlasam, nerden başlasam bilemedim. Büyüleyici bir seriydi. 1950’lerin Barcelonasında kitaplarla dolu bir dünyada maceradan maceraya
Ruhlar LabirentiCarlos Ruiz Zafon · Kırmızı Kedi Yayınları · 0104 okunma
Reklam