Diriyiz, ölülerin arasında Turist Ömer gibi güle oynaya dolanıyoruz. Eninde sonunda yanlarına park edeceğimizi bilmiyormuş gibi… Bazen o, ölüm yani… yokmuş gibi yaşamayı nasıl beceriyoruz, gerçekten aklım almıyor.
Devasa kanatlarını açmış melek, sol elinde tuttuğu gül demetinden çektiği tek goncayı, sağ eliyle mezarın sahibine doğru uzatıyordu. Meleğin yüzünden buruk bir tebessüm kımıldanıyordu. Ölümün, yaşamın zehrini söken bir panzehir olduğunu hissettiren bir teselli. Gel ve güller dökülsün üstüne. Burada incitemez artık seni hiç kimse.