Kimi insanlar vardır, hep seyirci kalırlar, hiçbir eylemi gerçekleştiremezler, ama bazı bazı bilinmedik, anlaşılmadık bir itki altında, kendilerine kendi kendilerinin bile yakıştıramayacakları bir çabuklukla eyleme geçerler.
Bu ozan beni tanısaydı, yine bunca coşkuyla şiirler söyler miydi adıma?
Şiirlerinde seslenir miydi bana, ruhumun derinliklerine inebilseydik?
Güzel, ama kapılmamış kibrine güzelliğin, demişler ona...
Güzel? Ama başka hiçbir kadının benden daha güzel olmadığından emin olmak için hiç durmadan çevreme bakınarak!
Soylu, ama kapılmamış kibrine soyluluğun? Oysa hem Batı'nın, hem de Doğu'nun topraklarına göz dikmişim, sanki bir borcu varmış gibi bana Tanrı'nın!
Sofu, ve kapılmamış kibrine sofuluğuna? En güzel giysilerimle çıkıp salınıyorum kilise yolunda ve gidip diz çöküyorum orada, bomboş ruhumla!
Ozan, yalnızca senin dizelerinin aynasında
Güzelim ben.