Asya kıtasının kuzey batı bölgelerine göz attığımızda, buranın çeşitli savaşlara, kanlı mücadelelere, devrimlere ve genel başkaldırilara sahne olduğunu görürüz. Tarihin genel sayfalarında silinmez eserler bırakan büyük fatihlerin ve komutanların gerçekleştirdikleri olayların büyük kısmının bu bölgede cereyan ettiğini gözlemleriz ve bu çetin bölgenin; büyük gelişmelere sahne olduğuna şahit oluruz. Kuşkusuz bu fatihler ve komutanlar; Asurlular, Farslar, Yunanlılar, Romalılar, Araplar, Moğollar ve Türkler gibi değişik topluluklara mensuptular. Ancak Kürt halkının bu fatihlere ve komutanlara karşı gerçekleştirdiği direniş; diğer tüm halkların direnişinden çok daha uzun süreli ve çok daha çetin olmuştur. Çünkü bu talancı saldırganlar karşısında sadece Kürtler direnebilmişlerdir ve bu amansız ordular karşısında sadece Kürtler varlıklarını koruyabilmişlerdir. Saf ve katışıksız kimliklerini ancak Kürtler koruyabilmiştir. Kürt halkı kavmi meziyetleri ve ırksal karakteri itibariyle farklı bir özelliğe sahiptir ve bunu hiç kimse ne inkar edebilir, ne de hakkıyla değerlendirebilir."