Artık kör sultan bile gördü ki, siyah derili halk, kentlerde iki büyük partiden birine «duhul» etmeğe kalktığında, öne sürdüğü siyah derili politikacılar beyaz üzümlere baka baka agarıyor ve siyah derili halkın çıkarları rafa kaldırılıyor. Kısacası; siyah derili halkın özlemleri bozuk para gibi harcanıyor.
Bir toplumun kendi içerisinde yaşıyan bir topluluğu kendinden ayrı belleyip, yüzyıllarca ezdikten sonra, bu zulmettiği insanların böyle geçici devâlarla, yatıştırıcı tedbirlerle öfkesinin bastırılacağını sanması kadar budalaca bir şey olabilir mi? Ve de dinamit patladığında, sabır vaazları viz gelecektir.
Eğitim işlerini nitelendirmede
kullanılacak bir tek söz var: beceriksizlik, yeteneksizlik, düzensizlik. Sömürgeciliğe ve sömürgen davranışına yakışan bir sistemden başka bir şey değil bu.