Gayrinizami kuvvetler tarafından bir devlet operasyonu olarak yürütülen ve ilk aşaması uygulanan Batı Trakya çıkarması, Süleyman Askeri Bey'in liderliğinde bir devlete evrildikten sonra İstanbul-Gümülcine ilişkilerindeki gerginleşme, daha doğrusu kurulan devletin lağvedilmesi meselesinde gönüllülerin ikna edilebilmesi için İstanbul muhafızı Albay Cemal Bey gönderilmek zorunda kalmıştı. İngiliz raporları, Türk-Bulgar antlaşmasının hemen sonrasında İskeçe'deki yönetimden halkın oldukça memnun olduğunu ve yabancılara büyük saygı duyulduğunu, bunun yanında Müslümanların Yunanlılardan ziyade Bulgar nefretlerinin devam ettiğini kaydediyordu. İskeçe halkı yeni hükümetlerinin Edirne'yi de içine alacak şekilde gelişmesini, hatta Edirne'nin başkentleri olmasını istiyorlardı. Bulgarlara yönelik nefretleri devam ettiği için onların egemenliğine direneceklerini açıkça dile getiriyorlardı.