Mehmet Cuma ÖZTÜRK

Mehmet Cuma ÖZTÜRK
Biraz okur biraz yazarım. Ha arada acemi olmakla beraber Photoshop ile uğraşırım. Daha size kendimi nasıl anlatayım? Bir garip ademim işte.
Memur & Lisans Öğrencisi
Önlisans
İSTANBUL
Hatay / KIRIKHAN
1138 okur puanı
Kasım 2016 tarihinde katıldı
Teşkilat-ı Mahsusa'nın kuruluşu.
Teşkilat-ı Mahsusa ismiyle belgelerde ilk kez Türk-Bulgar dağışmasından sonra Garbi Trakya hükümetinin dağıtılmasını müteakip, özel görev için hazırlanan birlikler sayesinde ulaşıyoruz. Teşkilat-ı Mahsusa birlikleri dolayısıyla Teşkilat-ı Mahsusa 30 Kasım 1913'te kuruldu. ATASE´´de bulunan 2 Aralık 1913 tarihli bir belgede, tertibat-ı mahsusat tahtında teşkil ve peyderpey sevk edilecek nüfrezelere ifadesi, ilk kuruluş tarihi olarak kabul ettiğimiz 30 Kasım 1913'ten sonra aslında Teşkilat-ı Mahsusa ifadesinin yerine farklı isim ve tabir arayışlarının devam ettiğini göstermektedir.
Sayfa 193 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Türk-Yunan gerilimi.
Söz konusu mektup üzerine Süleyman Askeri Bey hemen Sofya'da bulunan Mustafa Kemal Bey ile görüştü. Mustafa Kemal, söz konusu mektuba mektupla değil bizzat İstanbul'a giderek cevap vermesini istedi. Mustafa Kemal, yeni bir savaşın memleketin felaketine neden olacağını düşünüyordu. Süleyman Askeri Bey, Enver Bey dışındakilerle de görüşmek için İstanbul'a geldi. Bulgarların durumu ve Mustafa Kemal'in tavsiyelerini anlattı. Bu gelişme yeni bir Türk-Yunan harbini engellemişti.
Sayfa 188 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
1. Dünya Harbi'ndeki Bulgar müttefikliğinin temeli
Kasım 1913'e gelindiğinde Bulgaristan Başkanı Vasil Radoslavov'un partisi ilk seçimlerde aradığını bulamayınca Batı Trakya üzerinde oldukça nüfuz sahibi olduğunu bildiği Süleyman Askeri Bey'e başvurmak zorunda kaldı. Süleyman Askeri Bey ile yaptığı anlaşmada 16'sı Türk olmak üzere toplam 32 milletvekilini Radoslavov'un partisinden Bulgar Milli Meclisi olan Sobranie'ya seçtirecekti. Süleyman Askeri Bey bu adımıyla Bulgaristan'ın dışında dost bir hükümet ve başbakan kalmasını sağlayıp kısa bir süre sonra Birinci Dünya Harbi'nde müttefik olmayı temin edecekti. Süleyman Askeri Bey bu adımıyla siyasi hayatının en önemli hizmetlerinden birini yapmış olacaktı.
Sayfa 186 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Batı Trakya devletinin lağvedilişi.
6-29 Ekim tarihleri arasında Süleyman Askeri Bey'in idaresi altında kalan şehirde son iki yıldır ilk kez asayiş ve düzen sağlanmıştı. Bulgarlarla yapılan anlaşma Osmanlı hükümeti için Edirne'nin Türk toprağı olduğunun kanıtı olmasına rağmen Batı Trakya Türkleri için yeni zulümlerin başlangıcı anlamını taşıyordu. Süleyman'ın ordusu Batı Trakya'dan çekildikten sonra bir daha adalet o topraklara uğramadı.
Sayfa 185 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Bir devlet operasyonu BatıTrakya Türk Cumhuriyeti
Gayrinizami kuvvetler tarafından bir devlet operasyonu olarak yürütülen ve ilk aşaması uygulanan Batı Trakya çıkarması, Süleyman Askeri Bey'in liderliğinde bir devlete evrildikten sonra İstanbul-Gümülcine ilişkilerindeki gerginleşme, daha doğrusu kurulan devletin lağvedilmesi meselesinde gönüllülerin ikna edilebilmesi için İstanbul muhafızı Albay Cemal Bey gönderilmek zorunda kalmıştı. İngiliz raporları, Türk-Bulgar antlaşmasının hemen sonrasında İskeçe'deki yönetimden halkın oldukça memnun olduğunu ve yabancılara büyük saygı duyulduğunu, bunun yanında Müslümanların Yunanlılardan ziyade Bulgar nefretlerinin devam ettiğini kaydediyordu. İskeçe halkı yeni hükümetlerinin Edirne'yi de içine alacak şekilde gelişmesini, hatta Edirne'nin başkentleri olmasını istiyorlardı. Bulgarlara yönelik nefretleri devam ettiği için onların egemenliğine direneceklerini açıkça dile getiriyorlardı.
Sayfa 183 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Reklam