Doğru politikalar, küçük doğru dokunuşlar, doğru organizasyonlar sayesinde 10 yıl içinde ülke hayvan varlığımız; büyükbaşta yüzde 25, küçük başta ise %50 arttırılabileceği gibi, bireysel hayvan veriminde büyük başta ortalama %20 küçükbaşta %50 artış sağlanabilir. Yeter ki bir yerden başlayalım.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ithalat uyuşturucu bağımlılığı gibidir, sağladığı mutluluk kalıcı değil geçicidir. Organlar da büyük hasarı yol açar ve üstelik kullandıkça aynı etkiyi oluşturması için daha yüksek dozlara ihtiyaç duymamıza neden olur. Sonu da her zaman dağılmış bir yaşam ve ölümdür.
Üretimi değil ithalatı destekleyen bu rant politikası hayvancılığın çökmesine neden oldu. Bu nedenle her yıl daha çok ithalat yapılıyor, yapılan her ithalat üreticiyi sektörün dışına itiyor. Uygulamak isteyen için çözüm belli; rantçıları ve onların ithalata dayalı politikaları yerine üretimi esas alan politikalar her alanda yaşama geçirilmelidir.
Ucuz et tüketiminin adresi bellidir. Üretim artarsa fiyat düşer. Üretimi arttırmak için maliyetleri düşürmek gerekiyor. Yemi ucuzlatırsanız, mazotu ucuzlatırsanız maliyet düşer. Et fiyatı da düşer. Belirli bir çalışma kapsamında politika oluşturulmadığı için sürekli bir belirsizlik ortamında çalışılıyor. Üretici ne yapacağını bilemiyor herkesin gözü kulağı Ankara'da.