Öncelikle şunu belirteyim bu son kitabın değil, tüm serinin incelemesi diyebiliriz. Spoilersiz bir yorum yapmak bu seri için kolay değil. Ama genel hatlarıyla yorumlamak gerekirse seriyi çok sevdim. Fantastik aşığı bir insan olarak bu seri beni ( aklımda bazı soru işaretleri olsa da) oldukça doyurdu. Kitabın ana karakteri olan namı değer Bayaz Kurt Adelina, yer yer yargılasamda sevdiğim bir karakter oldu. Diğer karakterlere yazar çok yoğunluk vermediği için nötrüm diyebilirim. Bundan sonrası ağır SPOİLER içerir. Uyarmadı demeyin!!!
Şunu tüm samimiyetimle söyleyebilirim ki Adelina’nın ölümü Enzo’ nun ölümünden daha az şaşırtıcıydı. Bu Enzo’yu sevdiğimden değil, hatta tüm seri boyunca bu şahıstan nefret ettim. Ayrıca yazarın niye Enzo’nun ağzından bölüm yazmadı anlayamıyorum. Enzo da önemli bir gücü olan Elit sonuçta. Bunun eksikliğini seri boyunca hissettim. Hele hele Enzo’nun tekrar dirildiği kitapta nerdeyse hiç bölümü yoktu. Neyse Enzo hakkında bu kadar inceleme yeterli. Gelelim Raffaele’e. Bu karakteri ilk kitapta kız zannediyordum. Ta ki kitabın sonlarına doğru. Çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı itiraf ediyorum. Kız olsa daha iyi olurdu bence. Raffaele konusunda da nötrüm. Haksız olduğu taraflar olsa da genele bakıldığında gerçek hayatta herkesin yanında olmasını isteyeceği bir karakterdi. Kitapta çok gereksiz karakterler olduğunu düşünüyorum. Bunların en başında Meave karakteri. Gücü baş döndürücü olsa da hiçbir işe yaramadığını gördük. Lucent ile olan ilişkileri çok saçmaydı. İlişki bile denemeyecek bi şeydi. Mimar, Dante, Gemma bunlara değinmiyorum bile çünkü yazar bile bu karakterleri umursamamış. Gemma’nın ölümü kadar rezalet bir şey görmedim. Hatırladıkça sinirleniyorum. Gelelim Teren Bey’e. Seri boyunca Adelina ve Teren arasında bir şey olur mu