Bu kitaptan önce Osman Balcıgil'in 4 biyografik romanını okudum hepsinden ayrı etkilenmiştim fakat En Hüzünlü Eylül bende inanılmaz bir etki bıraktı.1950-1960 yılları arasını özellikle '55 senesi Eylül'ünü bu kadar etkileyici işlemesi insanın içine içine dokunmasına,kalbinin sızlamasına sebep oluyor.Olayların yaşandığı Osmanbey,Taksim,Büyükada,Nişantaşı,Samatya,Kadıköy.. gibi hayatımın çocukluğumun geçtiği semtlerin anlatılışı gözümde canlanıp olayları gerçekliğiyle yaşamış biri gibi hissettirdi bana.Senelerce Rum,Ermeni vatandaşlarla yaşamış,büyümüş biri olarak gözlerim dolarak okudum onca yapılanı,haksızlıkları...6/7 Eylül olayları ülkemizin tarihindeki koca bir kara leke olarak kalacak ne yazık ki...Yazacak çok şey var aslında ama kısa kesmek istiyorum.Osman Balcıgil bu dönem romanında tıpkı Celile'de ,Afife Jale'de,Yeşil Mürekkep'de, İpek Sabahlık'ta da olduğu gibi bu kitapta da o tarihlerde yaşanan olayları muazzam işlemiş ve yüreğinize dokunmayı başarmış.Kitaplarını çok severek okuyorum.Kaleminin susmaması dileğiyle...