Z.Hüma ⠀ོ

Z.Hüma ⠀ོ
@Kurtogluzelis
Süper İyi Günler
8/10
·289 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
Christopher kitabın baş kahramanıdır ve onun 15 yaşında otizmli bir çocuk olduğu yazar kitabın arkasında. Fakat otizmli olduğu kitabın içeriğinde belirtilmiyor. Yazar, Christopher’ı etiketlememek için bile isteye rahatsızlığa isim vermiyor. Özel bir çocuk olduğu okuyana aşikar. Hikayeyi kendi ağzından anlatıyor Christopher. Dili o kadar sade ve akıcı ki bir oturuşta olmasa da o günü kendinize ayırırsanız bitirebilirsiniz. Siz hikayeye odaklanırken farkında olmadan sayfalarda kayboluyorsunuz. Kitabın kahramanı farklı, içeriği farklı ve bölümleri asal sayılardan oluşuyor. Hem komik hem değil. Konusu kısaca şöyle: Wellington adında bir köpek öldürülür ve Christopher bunu bulmaya çalışır, dedektiflik yapar bir yandan da kitap yazar. Kitapta asıl olan konu değil; kahramanın özellikleri, yaşadığı durumlar.. Christopher farklı ve özel bir çocuktur. Yaşadığı çoğu durumu formüle eder, matematikten çok iyi anlar. Görsel hafızası çok iyidir. Ve hep mantığıyla hareket eder, duygusallığa yer vermez. Verdiği söze sadıktır; sadece işine gelmeyen durumları kendine göre bir mantığa büründürür. Kalabalık ortamlarda insanlarla kalmaktan korkar. Farklı yemeklerin birbirlerine karışmasından nefret eder. Dokunulmaktan hoşlanmaz. Kahverengi ve sarıyı sevmez. O yüzden peş peşe 4 sarı arabayı görmek onun için ‘Kara Gün’ sayılır ve peş peşe 5 kırmızı arabayı görmek ise ‘Süper İyi Bir Gün’ dür. Bu kafasında kurduklarını da düzene, mantığa bağlar Christopher. Kitaptan böyle kişilikteki özel bir çocuğun yaşayabileceklerini, hissedebileceklerini, neyi sevip neyi sevmediğini öğreniyorsunuz. Ve bu sizde bambaşka kapılar açıyor aslına bakarsanız. Görünürde Christopher’ın dünyasını öğreniyorsunuz. Ama bu sayede etrafta olup belki gözden kaçırdığınız birçok özel çocuğun da dünyasını
Süper İyi GünlerMark Haddon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20224,182 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ahraz
10/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Öncelikle bu kitabı neden daha önce okumadım diye kızıyorum kendime. Böylesine dolu dolu bir kitaba bunca zaman mahrum kaldığıma, varlığından bihaber olduğuma üzüldüm. Şimdi ise okumayana üzülüyorum. Her cümlesi, her duygusu bu kadar mı güzel yazılır. Üslubu sade, kitap sürükleyici.Edebi yönü tartışılmaz. Kitap bitmesin istedim, aynı cümleyi birçok kez okudum. Anlamadığım için değil; anlamlandırmaya çalıştığım ve alt metinlerini çözmeye çalıştığım için. Yazarın kurduğu her cümlede farklı hisler var. Her cümlenin altını “kara bir kalem” ile çizdim, çizdikçe kelimeler büyüdü büyüdü, sığmadı içime. Okudukça sükuta erdim, tıpkı bir ahraz gibi, okumayan anlamadı anladığımı. Okuduktan sonra ise yanımdan ayıramadım. Gelelim hikayeye: Kitabın kahramanları; Adile, İsrafil, Yusuf, Papaz Vasil, Marika, Zehra ve İsrafil’in köpeği Mavi. Denizin üzerinde gözlerini açıyorlar baş kahramanlar. Gerence adında bir balıkçı teknesinde hayatta kalmaya çalışan Adile’nin ve İsrafil’in yüreğe dokunan hikayesi anlatılıyor. Adile, yaşam mücadelesi verdiği kasabada herkesçe dışlanan, ötekileştirilen, lanetli olduğunu düşündükleri bir kadın. Kağıt, cam, plastik toplayarak hayat mücadelesi verir. Sonra İsrafil dünyaya gelir ve “ahraz” olduğu anlaşılır yani sağır ve dilsiz. Yaradan onun susmasını dilemiş, belki de susarak konuşmasını ve bu sükunet Adile’ye ağır gelir. İsrafil büyüdükçe, Adile küçülür, sessizleşir, kendini her şeyden geri çeker. İsrafil’inse ahraz olması hiçbir şeyden mahrum etmez onu. Dört duyu organı, kulaklarının yerine geçer. Hissederek, koku alarak, görererek duyar melek olan İsrafil. Sonra bir misket uğruna dayak yer ve kendine geldiğinde yanı başında bir köpek bulur; Mavi, ona dost olur, bundan sonra yanından hiç ayrılmaz. Hikayeye Yusuf dahil olur. Balık
Edebiyat
AhrazDeniz Gezgin · Sel Yayıncılık · 20125,7bin okunma