Üniversite son sınıftayken yurtta oda arkadaşım memurluk sınavına hazırlanıyordu. Benim ezelden beri bir memurluk aşkım var. Büyüyünce neolacaksın sorusuna hep memur diye cevap verirdim, gülerlerdi. Babam esnaftı, serbest meslek erbabıyız derdi. Ulan nesi serbest, ak sabahta çıkıyorsun evden, hava kararınca geliyorsun, serbestliğin buysa esaretin ne? Memurluk temiz. Aldığın maaş belli, işten çıkarılma riskin yok, hafta sonu tatil, çıktığın saat belli, sürpriz yok hayatında. Daha ne olsun?
“ Yaşamla ölüm arasında bir kütüphane var” dedi. Bu kütüphanedeki raflar sonsuza kadar gider. Her kitap yaşamış olabileceğin başka bir hayatı yaşama şansı sunar sana. Farklı seçimler yapmış olsan, şu an nasıl bir hayatın olacağını görürsün…”