Hakikate ermek, kendini de dünyayı da okuyup, anlayıp yutmak ve dürüp kaldırmak mıdır defteri ?
Yoksa kendinde ve dünyada anlaşılmaz olanın gövdesinden kendine yeni bir kendilik yontup çıkarmak mı ?
Temiz kalplilik
Doğruluk
Sabır
Dilini korumak
Hoşgörü
Merhamet
Pak zihin
Haddini aşmamak
Babil'in hüküm sürdüğü yurtlarda yaşamış olan Hz. İbrahim'in inanç esaslarıydı bunlar. Bugunkü insanlığın da ihtiyaç duyduğu erdemler silsilesi.
Doğuda terör olmalı ki biz huzura, Doğuda sefalet olmalı ki biz zenginliğe erişelim. Doğuda tarih ve sanat eserleri ya tahrip edilmeli yahut kaçırılmalıdır ki dünyada Doğu medeniyetlerine, ondan önce de Sümer ve Babil'e ait bizim güdümümüzde olmayan hiçbir iz kalmasın. Ta ki gelecek Ortadoğulu nesiller kendilerini yetersiz ve az gelişmiş hissedip Batı medeniyetine boyun eğsinler.
Yüzyıllardır bizim icadımız olduğunu herkese öğrettiğimiz insan haklarının Babil'de daha mükemmel şekilde kurallara bağlandığını bu saatten sonra dünyaya nasıl söyleyebilirz? Parayı ilk kez bulanların Lidyalı atalarımız olduğuna herkesi inandırmışken Kral Krezüs'ten iki bin yıl evvel Babillilerin para kullandıklarını şimdi nasıl itiraf ederiz? Dünya hukuk sisteminin ilk kez Roma'da yapılandırıldığına inanan insanlık bunun bir aldatmaca olduğunu öğrenir de Roma'dan üç bin yıl evvel Hammurabi'nin Doğu'daki hukuk sistemlerini derleyerek bir hukuk devleti oluşturduğunu akıl etmeye başlarsa yeni dünya düzenini nasıl şekillendirebiliriz?