Göğsüne çarpan buz gibi rüzgara inat,
İttin gövdeni ileri.
Kaldım arkanda.
Durmak bir yana, önüme soğuk mevsimleri döküp yürü,yürü git dedin.
Yürüdüm,
Yürüdüm ve gittim.
Bir daha seni hiç görmedim.
Kalmamak için göğsüne çarpan rüzgara inat
İttin kendini ileri.
Durdum arkanda,
Sen git dedim.
Kendimi böyle hiç görmedim.
Akılda,
Zamanla alışılagelmiş, ihmal edilmeye başlanmış mezar ziyaretleri gibi kaldın.
Kalmak mı denir, ölmek mi..
Henüz bilmiyorum..
Hangisi daha kötü düşünmek istemiyorum..
Bazen sabahları,
Ara sıra zamansız kaybettiğim şeyler gibi seni de yad ediyorum.
Olduğun yerde güzel uyu.
Üzgünüm ama,
buna da
Alışıyorum..
ö.s.ö