K.

K.
@Kuysall
Hangi çağın gelişidir bilmem, gülüşün Soluk Bir Dünyanın Mezarlarına Gömerek Gurbetimi Kapadı Karanlığa Yesrip, Kapılarını Meydan Okuyuşun Çağın Ordularına Bilmem Hangi Mevsimin Başlangıcıdır Doruklardan Öte Hevese Doğru Alaca Bir At Koşar İçimde Zamansız, Mekansız Nefese Doğru
Edebiyat
Reklam
Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgar gibi, süzülüyorum Muhsin Yazıcıoğlu
Alıntı
Bak işte, notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadîm Elif Ne güzellik, ne de tat var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum, biraz mühlet tanı bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman. Bahaettin Karakoç
Alıntı
Geçmişe özlem geleceğe pişmanlık...
“Aklına Nana’nın söylediği şey geldi; her bir kar tanesinin, dünyanın bir yerinde haksızlığa uğrayan bir kadının ağzından dökülen bir ah olduğunu. Bütün bu iç geçirmeler gökyüzüne yükseliyor, bulutlar halinde toplanıyor, sonra minicik parçalara bölünüp sessizce aşağıya, insanların üstüne yağıyordu. Bizim gibi kadınların neler çektiğinin göstergesi, demişti. Başınıza gelen her şeye nasıl sessizce katlandığımızın.”(sf,95)
Alıntı