aşırı düşünmenin iki temel kaygı kaynağından kaynaklanabileceğini söyleyebiliriz. Birincisi kendimiz. Ne yazık ki, bazılarımız genetik yatkınlık nedeniyle diğerlerinden daha endişeli olabilir. Genetik ise tek faktör olmayabilir. Düşündüğümüz sorunu çözüyormuş gibi hissetmemize yardımcı olduğu için fazla düşünme alışkanlığı geliştirebiliriz. Bu, aşırı düşünme asla durmadığı için olmaz, ama yine de ilerleme kaydettiğimizi hissederiz. Bu da, kurtulmanın zor olabileceği bir kısır döngü yaratır. En derin korkularımızdan beslendiği için yetenekleriniz, ilişkileriniz, fiziksel veya zihinsel sağlığınız ile ilgili endişeleri içerebilir.
Nick Trenton
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kişide ortaya çıkmış büyüklük tutkusunun ardında bunalım her zaman pusuda bekler, depresif ruh halinin arkasında ise genellikle çocukluğumuzda yaşadığımız trajik bir olay yer alır. Benlik yitiminin verdiği acıya dayanamayan kişi, büyüklük tutkusu ile onu bastırmaya çalışır. İnsan bu tutkuya kendini kaptırdığında sahip olduğu şeylere olması gerektiğinden daha çok önem verir. Örneğin, kilo aldığında veya verdiğinde bu sahip olduğu büyüklük tutkusundan bir şeyleri kaybeder ve bunalıma girer.
Çocuğun gelişiminin bu süreçte gitmesi için ebeveynlerin de bu durumun farkında davranışlar sergilemesi ve kendi çocukluklarıyla barışık olması gereklidir. Çocuk ancak bu duygu içinde giderek daha fazla güven kazanabilir.