Kemal demir

Hz. Nuh hayvanlara bir defa seslendi hemen gemiye bindiler. insanları 950 sene çağırdı,Onlar boğulmayı seçti.Hz.Nuh'un oğlu en büyük davetçinin evindeyken isyanı;firavun karışı en büyük müşriğin evindeyken imanı seçti. Kendi yolunu kendin seçiyorken sakın şartları bahane etme!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Nass”ların Yalçın duvarları arkasından geliyordu bu ses, tarihin içinden Geliyordu. Kabuğuna çekilmiş yüz binlerce insanı uyandırdı. Bu hayali insanlar o konuştukça gerçekleşti. Yani Nurculardan önce kelam var.
Çünkü “Said dağ başında va’z eden bir mürşit. O konuştukça laikliğin kartondan setleri yıkıldı birer birer.” Dediği Said Nursi de, Nurculuk bir terkiptir. Kısır ve yapma bir üniversiteye karşı medresenin, küfre karşı imanın, batıya karşı doğunun isyanı. Diye tarif ettiği Nur talebeleri de o saygıyı ve hürmeti hak eden dürüst, Mert, fedakar, ihlaslı insanlardı.
“Ülkemizin yüzüstü bırakılan insanları, onun Nur risalelerini okuyarak İslâmiyet’in ne kadar aydınlık, ne kadar muhteşem, ne derece şerefli bir inanç manzumesi olduğunu idrak ettiler. Zilletleri izzete tahavvül etti. Said Nursi iman ateşini söndürmemek için bütün çile ve işkencelere katlandı. sonunda dünyada ebediyete muzaffer olarak intikal etti. Bediüzzaman ışığı vatan sathına en çok yayılan gür bir meş’aledir. İslam’ın bayrağını zinde bir imanla Gelecek nesillere devretmek için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen Nur talebeleri hem sayı, hem ihlas bakımından önde olmak vasfını muhafaza etmektedir.”
Her aydınlığı yangın sanıp söndürmeye koşan zavallı insanlarım, karanlığa o kadar alışmışsınız ki, yıldızlar bile rahatsız ediyor sizi. Aydın gölgesinden korkuyor. Kafası ile düşünen adamın tutunabileceği dal yok.