Kalbe inen üç yol vardır. Kur'an da insanın kalbine bu üç yoldan iner. Birincisi dildir; Kur'an dilden kalbe tilavetle iner. İkincisi akıldır; Kur'an akıldan kalbe tefekkürle iner. Üçüncüsü de davranışlardır; Kur'an davranışlardan kalbe güzel ahlak ile iner. İşte bu üç yoldan kalpte biriken Kur'an insanı diri kılar, kâmil kılar. Bu sebeple Kur'an olmaksızın insan için bir mutluluk tasavvuru muhaldir. Kur'an'sız sürülmüş bir hayatın sonu kesinkes izmihlaldir.
"İki taş arasında eziyorum aklımı,
Bilmem aradığım sır benim,
Ötelerde saklı mı?
Asıl gaye,
Bir de ben'i eziyorum,
Ötelerde beni bekleyenler var,
Ötelerde benim beklediklerim,
Seziyorum."
Sembolizmin fikir babası Maeterlinck’e göre, ruhu ifade etmenin en ustalıklı yolu susmaktır. Dil bu dünyayı tasvir eder; suskunluk öbürünü, daha üstün ve gerçek olanı. “Bir şeyi dile getirdiğimiz zaman biz onu garip bir şekilde aleladeleştiriyoruz” (Maeterlinck). Öğrenemediklerimiz; hatta ifade edemediklerimiz aslında en büyük gerçeklerdir.