“Çünkü insanları konuşarak tanıyamazsınız. Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli değil.”
“Çünkü ben zaten oradayım” Kitabın sonunu okumamışken bile ince bir sızı duyduğum o cümle. Tek hissettiğim şey ise önüne geçilmez bir yalnızlık duygusu. Manevi bağlar kurmaya çalıştığı herkesi bir şekilde kaybetmiş bir insan. Ne olursa olsun da o yok saydığı umudu arayan. Gözlerimi kapadığımda o nemli duvar, nasırlaşmış el, mankurt edilmeye yüz tutmuş hayat...