Bir günde bitirdiğim akıcı bir kitap. Senaryolaştırılmış halini de oldukça beğendim. Hicivler, eleştiriler ve betimlemeler tam yerindeydi. Kapak resmi de Abidin Dino çizimi. Zeyno karakterine yönelik sanıyorum. Keyifli okumalar.
Dostoyevski’nin beyaz geceler esintisi var. Kurulan bazı cümleler oldukça düşündürücü ve kaliteli. Ancak akıcılık yer yer kaybediliyor. Okumaya değer güzel bir kurgusu var. İyi okumalar.
Öncelikle okuduğum kitaplar arasındaki en zor olanlardan biriydi. İsimlerin karakterlerin birbirinin kopyası gibi olması anlatımı güçleştiriyordu bence. Siyasi ve mistik ögelerin açık açık yerleştirilmesi bir bakıma iyiydi ama kitaptaki bazı bölümler beni oldukça rahatsız etti . Kurulan ilişkilerin dahası ilişkilerin temelinin bu kadar düşük olması veya seviyesiz olması hoş değildi. Tabi bu kitabın değil o dönemin sorunlarından biriydi. Alt metinlerden özellikle ailenin bir şekilde geleceği etkilediği ve ne yapılırsa yapılsın buna engel olmanın çok da mümkün olmadığı detaylıca işlenmişti. Sonuç olarak çokça konudan koptuğum ama bitirebildiğim bir kitaptı. Keyifli okumalar :)
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,5bin okunma
Kitap bir ailenin üç kuşağını ele alıyor. Cevdet bey ve torunlarına kadar tarihi ve de çokça siyasi ögelerin işlendiği bir anlatım mevcut. 3 hafta kadar süren bir okuma süreciydi benimki. Yer yer sıkıldım doğrusunu söylemek gerekirse ama sonunda bitirdim. Ben düzenli okuma gerektiren bir kitap olduğunu düşünüyorum ara sıra üç beş sayfa okunup keyif alınacak bir eser değil.
“Çünkü ben zaten oradayım” Kitabın sonunu okumamışken bile ince bir sızı duyduğum o cümle. Tek hissettiğim şey ise önüne geçilmez bir yalnızlık duygusu. Manevi bağlar kurmaya çalıştığı herkesi bir şekilde kaybetmiş bir insan. Ne olursa olsun da o yok saydığı umudu arayan. Gözlerimi kapadığımda o nemli duvar, nasırlaşmış el, mankurt edilmeye yüz tutmuş hayat...