"Maddi, manevi veya sosyal herhangi bir konuyla ilgili fikirlerimizde, yeni gözlemler neticesinde baştan aşağı bir dönüşüm olduğunda, düşüncenin bu hareketine devrim derim. Şayet fikirler değişiyor veya kapsam kazanıyorsa, o da ilerlemedir. Örneğin Batlamyus'un sistemi astronomide bir ilerlemeydi. Kopernik'inki ise devrim olmuştur. Aynı şekilde 1789'da mücadele ve ilerleme olmuştur; devrim ise hak getire. Reform denemelerinin incelenmesi bunu ispatlayacaktır.
Nicedir bencil monarşinin kurbanı olan halk, tek egemen olduğunu ilan ederek monarşiden sonsuza dek kurtulabileceğini sandı. Peki, monarşi neydi? Bir insanın egemenliği. Ya demokrasi nedir? Halkın, daha doğrusu ulusal çoğunluğun egemenliği. Fakat her iki durumda da yasanın değil, insanın egemenliğidir söz konusu olan; aklın değil, istencin egemenliği, kısacası hukukun yerine tutkuların egemenliği. Bir halk monarşik devletten demokrasiye geçmişse bu elbette ilerlemedir, çünkü egemenlerin sayısını artırarak, istenci akılla ikame etme şansını artırmış oluruz, ama en nihayetinde yönetimde bir devrim gerçekleşmez, zira ilke değişmeden kalmıştır. Gel gelelim bugün en mükemmel demokraside bile özgür olunamadığına dair kanıta sahibiz."
Sayfa 46 - T.İ.B. Kültür Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu