L

L
@LLawliet
C’est la vie.
Veteriner Hekim
Lisans
Eskişehir
Eskişehir, 7 Mart
725 okur puanı
Eylül 2019 tarihinde katıldı
Bir Ritüelin Ardındaki İnsanlık
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 16:33
Bu kasabada kötülük gizli değildi; sadece alışılmıştı Kara Hasat beni şaşırtarak etkileyen bir kitap oldu. Korkudan çok, içimde bıraktığı rahatsızlık hissiyle kaldı benimle. Roman, küçük bir kasabada geçen tek gecelik bir ritüeli merkezine alıyor. Bu ritüel, ilk bakışta korku edebiyatına ait gibi görünse de aslında kitap, canavarlardan çok insanların neye göz yumabildiğini anlatıyor. Okudukça anlıyorsun ki asıl mesele yaratıklar değil; onları mümkün kılan düzen. Bu kitabı okurken hissettiğim şey yoğun bir gerilimdi ama bu gerilim bağıran, korkutan bir türden değil. Daha çok, sayfalar ilerledikçe artan bir iç sıkışması gibiydi. Çünkü anlatılanlar yabancı değil; “gelenek”, “düzen” ve “alışılmış olan” kavramları üzerinden çok tanıdık bir insanlık hâli gösteriliyor. Kara Hasat’ın dili sert ama gereksiz değil. Anlatım hızlı, atmosfer karanlık ve kasvetli. Buna rağmen kitap beni duygusal olarak parçalamadı; onun yerine içimde öfke ve sorgulama uyandırdı. Bu da etkisini daha farklı ama kalıcı bir yere taşıdı. Beni en çok etkileyen şey, romandaki kaçınılmazlık duygusu oldu. Herkesin bildiği ama kimsenin durdurmadığı bir şeyin parçası olma hâli… Bu kitap, okuru sadece izleyici konumunda bırakmıyor; ister istemez “ben olsaydım ne yapardım?” sorusunu sorduruyor. Kara Hasat, iyi hissettiren bir kitap değil. Ama güçlü, düşündürücü ve atmosferi çok iyi kurulmuş bir roman. Okuduktan sonra bir süre zihninden çıkmıyor; çünkü anlattığı karanlık, doğaüstü değil — insani.
1000Kitap
Kara HasatNorman Partridge · İthaki Yayınları · 2022162 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir kaybın hüznü, bir suçlanmanın ağırlığı.
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 22:34
"İnsan bazen en çok sevdiği kişiyi kaybettikten sonra değil, ona inanılmadığında yıkılır." Bu kitap beni korkutmadı. Ama üzdü, kırdı, parçaladı ve zihinsel olarak yordu. Boynuzlar benim için fantastik bir roman olmadı; duygusal olarak zorlayıcı bir deneyim oldu. Okurken sürekli bir gerginlik, bir iç sıkışması vardı. Sayfalar ilerledikçe sadece olaylara değil, kendi içimde bir şeylere de bakmaya başladım. Bu kitap bende bir şeyleri uyandırdı — rahatlatıcı değil, rahatsız edici şekilde. Merrin’e üzülmem sessizliğineydi. Söylenememiş, yanlış anlaşılmış, geç kalmış her şeye. Ig’e üzülmem ise adaletsizliğeydi. Yas tutmasına bile izin verilmeyen bir yalnızlığa. Suçsuzken kirletilmeye. En kırıcı olan şey şuydu: Bu hikâyede kimse tam olarak “kurtulmuyor”. Gerçek ortaya çıksa bile, olanlar geri alınmıyor. Adalet geliyor ama iyileştirmiyor. Bu yüzden kitap bittiğinde bir ferahlama hissetmedim; aksine içimde bir boşluk ve yorgunluk kaldı. Joe Hill’in anlatımı akıcı ama merhametli değil. Mizah var, ironi var ama bunlar yükü hafifletmiyor; sadece gerçeği daha çıplak hâle getiriyor. Fantastik unsurlar bir kaçış değil, insanın içindeki karanlığı açığa çıkaran bir araç gibi kullanılmış. Boynuzlar herkes için uygun bir kitap değil. Ama bazı kitaplar iyi hissettirmek için yazılmaz. Bazıları seni sarsmak, parçalamak ve sonra sessizce bırakmak için yazılır. Bu da onlardan biri.
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
“I think about Meg Loughlin every day."
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 00:11
“Kötülük bazen canavar gibi görünmez; bazen sadece kapı komşundur.” Bu kitabı okurken sık sık durmak zorunda kaldım. Çünkü Komşu Kızı korkutmuyor; insanın içine oturuyor. Jack Ketchum burada bir hikâye anlatmıyor, bir vicdan yükü bırakıyor. Okur olarak sadece tanık olmuyorsun; susanlardan biriymişsin gibi hissettiriyor. En ağır olan da bu. Meg Loughlin, romanda yalnızca bir karakter değil. O, korunması gerekirken görmezden gelinen masumiyet. Ona yapılanlar tek bir “kötü insanın” değil, sessiz kalan herkesin suçu gibi anlatılıyor.En rahatsız edici figür Ruth Chandler değil, ona sessizce alan açan çevredir aslında. Bu yüzden kitapta beni en çok yaralayan şey şiddetin kendisi değil, normalleşmesi oldu. David’in anlatıcı olması kitabı daha da acıtıcı kılıyor. Çünkü onun korkusu, tereddütleri ve geç kalmış pişmanlığı çok tanıdık. Okurken defalarca “Bir şey yapmalıydı” dedim; ama sonra şunu fark ettim: Bu kitap, o cümleyi okura kurdurmak için yazılmış. Dili sade, anlatımı soğukkanlı. Yazar duyguları zorlamıyor, çünkü gerek yok. Her şey zaten fazlasıyla ağır. Kitap bittiğinde rahatlama gelmiyor; bir sessizlik kalıyor. Uzun süre de geçmiyor. Komşu Kızı herkes için uygun bir kitap değil. Ama bazı kitaplar iyi hissettirmek için değil, unutulmamak için yazılır. Bu da onlardan biri.
1000Kitap
Komşu KızıJack Ketchum · İthaki Yayınları · 202549 okunma
Dilediğin dileğin bedeli en fazla ne olabilir ?
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 13:52
Bir inancı batıl yapan nedir ? Bu inancın gerçek olamayacak imkansız olması mı yoksa gerçekse meydana gelecek olanlara karşı duyulan korku mu ? Gerçekten inançlar arasındaki ince çizgiyi ilmek ilmek dokuyan bir kitaptı.Duyguları çok güzel geçiren sorgulamalara yol açan bir kitaptı. Sadece Maymun Pençesinin kitabın içindeki diğer hikayelere göre daha uzun olmasını isterdim. Öneririm
Edebiyat
Maymun Pençesi ve Diğer ÖykülerW. W. Jacobs · İthaki Yayınları · 2021325 okunma
İYİLİK VE KÖTÜLÜK.TARAFINI SEN SEÇ.
9/10
·1080 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2020 10:57
Bazı kitaplar vardır,hayatınıza adeta hükmederek hayatınızı ele geçirir.İşte Mahşer de böyle bir kitap. Önce kitap ile nasıl tanıştığımızı anlatmak istiyorum.Bundan tam 6 yıl önce kütüphanede çizgi roman bölümüne bakarken bu kitabın çizgi romanını gördüm ve hemen o dakika ne işim varsa bırakıp hırslı bir şekilde okudum.Sonra kitabını alıp okudum ama o zamanlar sadece bir grip virüsünün tüm dünyayı yok etmesi şeklinde yorumlamıştım.Hazır King okumak istiyorken ve Coronavirüs mevcutken tekrar okumak istedim. Mahşer kitabının konusu süpergrip adlı bir hastalığın dünyanın %99’unu öldürmesi sonucu geride kalan insanların toplumu yeniden inşa sürecini anlatıyor.Kitabın temel ve kilit noktası bu.Toplum diyoruz her toplumun bir lideri vardır ve iki kişi lider olmak için kendini öne sürüyor.Abigail Ana ve Randall Flagg.Konu bölümünün bu kadar yeterli olduğunu düşünüyorum. Kitap hakkındaki düşüncelerime gelecek olursak kitap size hayatın hiç görmediğiniz noktalarını gösteriyor bununla da kalmıyor insanların psikolojik yönlerini daha iyi anlamanızı sağlıyor.Özellikle etkilendiğim birkaç nokta var onlara değinmek istiyorum. Kitap aslında 3 bölümden oluşuyor.Gribin yayılması,İnsanların bir araya gelme süreci ve son diye adlandırdığım o değişik kısım var. Kitap aslınde hem apokaliptik hem post apokaliptik.Bu türde sanırım çok nadir rastlanan bir durum. Değinmek istediğim noktalardan biri sevgisizliğin bir insanı ne kadar canavarlaştırabileceği.Bizi var eden zaten çevremizdeki insanlar ve onların bizi sevmesi değil midir ? Bana bunu harika bir şekilde gösterdi bu kitap. Bazı insanlar vardır onlara altın testide istediğinizi sunun yaratılıştan gelen bir kötülüğü vardır ve bunu siz değiştiremezsiniz.Bu düşünceyi bana kitap öyle bir şekilde aşıladı ki ben bunu bir daha
Edebiyat
MahşerStephen King · Altın Kitaplar · 20173,924 okunma