Bu boynuzlar neyin boynuzları Hill gel açıkla bize. Fantastik kurgu falan değil bu bildiğin tuhaf kurgu.
Karakterimiz zil zurna sarhoş olduğu bir günün sabahına boynuzları ile uyanır. Bu sabah aynı zamanda eski kız arkadaşının öldürmesinin yıl dönümüdür. Bir aldatmanın değil de intikamın ve şeytaniliğin boynuzları bunlar. Ve bu boynuzları gören herkes içindeki, o kimselere anlatamadığı yönlerini ortaya döküyor. Bu yönüyle tiksinç bir şekilde ürperdiğim zamanlar yaşadım, aynı zamanda polisiye bir filmin içinde gibiydim de. Ve ve unutmadan.. Kitabın gidişatı için bir şey daha eklemek istiyorum. Wildecim bir söz söylemiş ki her şeye gidiyor maşallah. "Oysa herkes öldürür sevdiğini".
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
"İnsan bazen en çok sevdiği kişiyi kaybettikten sonra değil, ona inanılmadığında yıkılır."
Bu kitap beni korkutmadı.
Ama üzdü, kırdı, parçaladı ve zihinsel olarak yordu.
Boynuzlar benim için fantastik bir roman olmadı; duygusal olarak zorlayıcı bir deneyim oldu. Okurken sürekli bir gerginlik, bir iç sıkışması vardı. Sayfalar ilerledikçe sadece olaylara değil, kendi içimde bir şeylere de bakmaya başladım. Bu kitap bende bir şeyleri uyandırdı — rahatlatıcı değil, rahatsız edici şekilde.
Merrin’e üzülmem sessizliğineydi. Söylenememiş, yanlış anlaşılmış, geç kalmış her şeye.
Ig’e üzülmem ise adaletsizliğeydi. Yas tutmasına bile izin verilmeyen bir yalnızlığa. Suçsuzken kirletilmeye.
En kırıcı olan şey şuydu:
Bu hikâyede kimse tam olarak “kurtulmuyor”. Gerçek ortaya çıksa bile, olanlar geri alınmıyor. Adalet geliyor ama iyileştirmiyor. Bu yüzden kitap bittiğinde bir ferahlama hissetmedim; aksine içimde bir boşluk ve yorgunluk kaldı.
Joe Hill’in anlatımı akıcı ama merhametli değil. Mizah var, ironi var ama bunlar yükü hafifletmiyor; sadece gerçeği daha çıplak hâle getiriyor. Fantastik unsurlar bir kaçış değil, insanın içindeki karanlığı açığa çıkaran bir araç gibi kullanılmış.
Boynuzlar herkes için uygun bir kitap değil.
Ama bazı kitaplar iyi hissettirmek için yazılmaz.
Bazıları seni sarsmak, parçalamak ve sonra sessizce bırakmak için yazılır.
Bu da onlardan biri.
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
Boynuzlar kitabında ignatius perrish bir gece önce içerek geçirmiştir ve sabah uyandığında şakaklarında boynuzlar olduğunu görürü ve korkuya kapılır ve bu boynuzların aracılığı ile insanların gerçek düşünceleri ve en sapkın rahatsız edici fantezileri öğrenir. şehirdeki hemen hemen ondan nefret ediyordur. çünkü herkes bir sene önce 10 senelik kız arkadaşını öldürdüğünü düşünmektedir. ignatius boynuzları aracılığı ile gerçek katilin peşindedir. bu boynuzlar acaba ignatius u şeytanamı çevirmiştir yoksa geçmişinden gelen bir olay sonucu boynuzlar yenimi intikal etmiştir?
Joe hill boynuzlar kitabında bence yine babasının oğlu olduğunu göstermiş ve harika bir kitap yazmış.günümüz ve geçmiş geçişleri harika olup sıkmadan yormadan bir akıcılıkla bizlere sunuyor. boynuzlar kitabı gerçekten okuyucuyu yormayan sıkmayan bir anlatışı var. kitapta her ne kadar çok fazla korku unsuru bulunmasada gerilimi ve merak ettirici unusurları had safhada diyebilirim. türünün sevenlerinin okumaktan keyif alacağı bir kitap bence.
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
Eğer bu tarzı seviyorsanız temposu hiç düşmeden ve sıkılmadan okuyabileceğiniz bir kitap . Karakterler , olay örgüsü ilk andan itibaren sizi icine alıyor . Keyifle okudum
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
birkitapkahvehuzur
#okudumbitti
Joe Hill
Boynuzlar
" Biriyle ödeşmenin en güzel yolu, onlara sırtını dönmek ve daha iyi bir hayata adım atmaktır."
Herkese merhaba kitap dostları yıllar önce filmini izlediğim kitabınıysa ancak okuyabildiğim güzel bir eserin yorumu ile geldim bugün.
Ig ve Merrin 15 yaşında tanışmış yıllar geçtikçe birbirlerine aşık olmuşlardır. Daha sonra Merrin Ig den ayrılmaya karar verir. Oğlan nedenin ne olduğunu anlayamaz ve o gece kavga edip ayrılırlar ertesi gün Ig çalışmak için İngiltere ye gidecekken polisler onu tutuklarlar çünkü Merrin ölü bulunmuştur... Ig delil yetersizliğinden serbest bırakılır ama ailesi dahil tüm kasaba onu Ig'in öldürdüğünü düşünüyordur. Oğlan Merrin'in öldüğü yere gidip Tanrı'ya, hayata, her şeye lanet eder sarhoştur. Sabah ise uyandığında kafasının iki yanında çıkıntılar görür artık boynuzları vardır bunlar sayesinde insalara istediklerini yaptırabiliyordur ve onlara dokunduğunda geçmişte tüm yaptıklarını görebiliyordur... Bu sayede aslında sevdiği kadını ondan kim koparmış öğrenebilecektir...
Harika bir kitaptı kurgusu işleyişi bazı yerlerde korkudan geriliyorsunuz yazarın daha önce Tuhaf Hava kitabını da okumuş ve çok beğenmiştim tavsiyemdir Meltem Bige öncülüğünde #ithakiokuruyuzgrubumuz için seçtiğim kitabımdı
“Söz konusu intikamsa, şeytan ayrıntıda gizlidir.”
2021e böyle bir kitapla başlamak beni bir miktar üzdü. Kısacası sevmedim. Kitaba çok büyük beklentilerle başladım. Beklentilerimi karşılamadı bambaşka şeyler beklerdim mesela daha çok fantastik unsurlar, daha güçlü bir şeytan ama kitapta beni hayal kırıklığına uğratan olaylar ve şeytan vardı. Mesela bu kitap niye karanlık kitaplıkta anlamadım. Ürkütücülük desen yok, korku desen yok. Ben çok tırsak bir insanım ama asla yani bir kitabın içinde şeytan geçince karanlık kitap mı oluyor? Güzel yanı kitap akıcıydı yani yazara teşekkür ediyorum böyle akıcı bir dille yazdığı için yoksa artık kitabı yarım bırakmak olmaz düşüncesini bir kenara atar, kitabı dayanamayıp bırakırdım.
•
Kitabın konusundan bahsetmek istiyorum onun için direkt arka kapağı kopyala yapıştır yapıyorum kusura bakmayın. Ignatius Perrish bir gece önceyi içerek ve korkunç şeyler yaparak geçirmişti. Yeni güne baş ağrısıyla uyandı. Bir de şakaklarından uzamaya başlayan boynuzlarla. Sonradan fark etti ki sıradışı olan tek şey boynuzları değildi: İnsanlar onun yanındayken en karanlık sırlarını, en sapkın fantezilerini tereddüt etmeden anlatıyordu.Şehirdeki hemen herkes, bir yıl önce öldürülen hayatının aşkı Merrin’in cinayetinden Ig’i sorumlu tutup varlıklı ailesinin onu yargılanmaktan kurtardığına inanıyordu. Ig, dehşet verici yeni görüntüsü ve gücüyle hayatını altüst eden katili bulmaya çalışacaktı. Ama eskisi gibi dürüst biri olarak değil… içindeki şeytana kulak vererek.
•
Kitapta o güçten sonra Ig o kadar kötü şeyler öğrendi ki ona çok üzüldüm. Bu kadar dışlanmayı bir insan hakketmiyor yani. Bir de şunu eklemek istiyorum kitap biraz polisiyeye kayıyor bence çünkü Ig cinayeti kimin işlediğini falan öğrenmeye çalışıyor.
•
Önemli bir ayrıntı daha hassassanız
Joe Hill -Boynuzlar
Joe Hill kitaplarına başlamamın nedeni Stephen King'in oğlu olduğunu öğrenmiş olmam. Stephen King çok tercih ettiğim bir yazar olmadı. Kitaplığım da korku ve gerilim türünde çok az kitap oldu her zaman. Yani bu yazardan kaynaklanan bir sıkıntı değildi. Ama Joe Hill'in kitaplarında hayal gücünün daha ön planda olduğunu hissettim ve filmi de olan "Boynuzlar" kitabından başladım.
İgnatius Perrish'in yaşadığı kasabadaki herkes hayatının aşkı Merrin'i öldürdüğüne, ailesinin adı ve zenginliğiyle yargılamaktan kurtulduğuna inanıyor. Merrin'in öldürülmesinden 1 yıl sonra cinayetin işlendiği yerde zil zurna sarhoş olup sızan İgnatius, sabah uyandığında kafasında bir çift küçük boynuzun olduğunu farkediyor. Hayal gördüğünü ve garip bir hastalığa yakalandığını düşünen İgnatius'un bütün hayatı, bildiği ve inandığı herşey bu noktadan sonra değişmeye başlıyor. Çünkü İgnatius'un karşılaştığı herkes ona en kirli sırlarını günahları anlatıyor ve daha fazla günah işleyebilmek için ondan izin istiyorlar.
Kitap gerçekten ilginçti. Başladığım anda kitabın su gibi akıcı olacağını düşündüm. Çünkü en başta itiraflarla giriş yapılmıştı ve bütün o insanların söyledikleri hem çok rahatsız edici hemde çok ilginçti. Kurgusuna bayılmıştım ve Joe Hill'in de haksızlık ettiğim bir yazar olduğunu düşündüm.
Sadece yorum değil de eleştiri yapabileceğim bazı yerler var kitapta, ilk olarak kurgusu her ne kadar ağız sulandıran türde olsa da kitabın başı sayılabilecek bir sayfada asıl katilin kim olduğunu öğrenmek hiç iyi olmadı benim için, çünkü tam o bölümün sonrasında yazarımız İgnatius'un çocukluğu ve şuan bulunduğu duruma gelene kadar neler yaşadığını anlatan uzun bir bölüm okutmaya başladı. Merrin'le nasıl tanıştığı, ilişkilerinin nasıl başladığını ve arkadaşı
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
Kitap İthaki korku kitaplığında yer alıyor ancak korkudan ziyade bir çeşit gerilim kitabı. Kurgu gayet başarılıydı yazarın havaya sıkmadığı bolca araştırma yaptığı okuyucuya geçiyor. Bir anti kahraman güzellemesi aslında Boynuzlar özellikle hıristiyanlıkdaki şeytan figürüne dair bilgi sahibi olunursa kitabın okura verdiği keyif kat kat artacaktır. Gerilim kitabı olduğunu söylemiştim ancak bu korkuya dayalı bir gerilim değil insanı rahatsız eden bir gerilim daha çok Funny Games filmi örnek verilebilir bu türe sanırım.
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
Benim bu karanlık kitap serisinden okuduğum ilk kitaptı. farklı karakterlerin gözünden okumayı her daim sevmişimdir her seferinde sizin de düşünceleriniz değişir bu açıdan güzeldi. bence genel olarak da güzeldi ama korkudan çok olayların insanların yaptığı düşündüğü şeylerin aslında ahlaka uygun olmamasının ve gerçekten bu şekil düşünen insanlar var mıdır diye düşünmek korkuttu beni. bolca belaltına getiren olay oluyor ama bunlar aslında asıl şeytanın sorunlarını anlatmak için dostlar ben öneririm
BoynuzlarJoe Hill · İthaki Yayınları · 2020205 okunma
Joe Hill, 4 Haziran 1972 doğumlu Amerikalı yazar. Asıl adı Joe Hillstrom King. Stephen King ve Tabitha Spruce'un oğludur. Babasının adını kullanıyor olmamak için yazar olarak King soyadını kullanmamaktadır. Babası gibi her tür de eser vermektedir. Korku edebiyatına büyük katkıları vardır. Birçok prestijli edebiyat ödülünün sahibidir.