“İrlandacada duygularımızla özdeşleştirmeyiz kendimizi. Üzgün veya endişeli değiliz.Üzerimizde bir üzüntü veya endişe var deriz. Dil, bunları kalıcı unsurlarımız olarak görmez, geçici
kabul eder."
Efendimiz (sav), başımıza olumsuz bir hâl geldiğinde ‘mahvoldum, bittim’ demeyin; bunun yerine ‘üzerimde sıkıntılı bir hâl var’ deyin, buyurmuştur.🌹
Adler’in melankolik hastalarına tavsiyesi: “Bu reçeteyi uygularsanız 14 günde iyileşirsiniz: Her gün, birini nasıl mutlu edebilirim diye düşünmeyi deneyin.”
Sen kokmayan gülü neyleyim,
Neyleyim sensiz baharı?
Sen doğmayan günü neyleyim,
Neyleyim sensiz ben dünyayı?
Senin tenine değmeden gelen yağmuru istemem,meltemi istemem.
Seni parlayacaksa parlasın yıldızlar,
Sana yanmayan yıldızı semalarda
istemem.
Bülbüller söyleyecekse seni söylesin,
Senden okumayan bülbül olsa dinlemem.
Özlemim sen olacaksan yansın yüreğim,
Sılası sen olmayan gurbeti istemem, vatanı istemem.
Bir ateş yakacaksa beni kalbimden,
Senin aşkının ateşi yaksın,
Senden gayrı başka bir aşkla kül olursa kalbim,
Bu kalbi istemem, ateşi istemem, koru istemem.
Seni göremediğim vahalar bedevilerin olsun,
Ben senin çölünü isterim, suyu istemem.
Sana çıkacaksa durmaz yürürüm,
Sonu sen çıkmayan yönü istemem, yolu istemem.
Ben gönüllü bir köleyim, kulağımda küpem.
Kalbini fethedecekse geçerim bin Sina’yı birden.
Yoksa neyime?
Bu fethi istemem, Mısır’ı istemem, cihanı istemem.