Zindanlarınız, tabutluklarınız, aç-susuz-uykusuz bırakmalarınız, Amerikan kementleriniz öldüremedi; bırakın da Allah'ın soğukları, kışları öldürsün beni.
Şimdi burada güzel bir şafak. Gene uykusuz, mutsuz, tedirginim. Sana yazmak, yazmak, yazmak istiyorum... Seni bütün şafaklarda, evrenlerin o ıssız ihanet saatinde öperim. Ve sen geçersin içimden. Bitmek bilmezsin.