-Şimdi bir daha düşün o kızı!
dedi. İyi ki vardı tepkiyi vermedi Kendyn. Aksine Cin'in konsantrasyonunu bozmamak için kıpırdamadı bile.
-önceleri onu erişilmez gibi görüyordum; ama ulaşınca soğudun ondan ve bitti, o hiç bitmeyeceğini yeminler ettiğin büyük aşkın. Halbuki o kıza hep yaklaşıp asla ulaşamasaydın, hiçbir zaman bitmeyecek, aksine daha da büyüyecekti aşkın.
-İşte sana formül: 'Kendine erişilmez bir hedef seç ve ona aşık ol!' Ne uykun kalır ne de başka bir sıkıntın. Hedefini hep yaklaş; ama asla ulaşma.
Fizik kaidesiydi bu. Koşan adam yürüyen adamı geçerdi. Yürüyen adam da yerinde sayan adamı... Yerinde sayan adam da geriye doğru yürüyeni geçer, geriye doğru yürüyen de geriye doğru koşanı... O zaman en öndeki olmak için illa da koşmak gerekmiyordu. Belli ki yıllardır büyük adam olduğuna inandığımız insanlar sadece normal olanı yapmışlar; fakat herkes geriye doğru yürüdüğü için onlar en önde olmuşlar.
O halde 'Benmükemmelim' dediğinde bu ifade seni köşeye sıkıştıracak ve en iyiyi üretmeni sağlayacak çılgın bir cümledir. Da Vinci'yi hatırlıyor musun? Tablolarına önce imza atıp sonra yapıyordu resimlerini. Yani demek istiyordu ki 'ŞuandanitibarenDaVinciimzalıbirtabloyapıyorsuneyressam, akıllıol! Yaptığınşeyimükemmeleyasla; çünküsenmükemmelsin.'
Ninni bir eğitimde. Uyumak üzereyken bilinç neredeyse tam olarak kapanıyor ve bilinçaltı her zamanki gibi yine sonuna kadar açılıyordu. Anne babalarda buraya ya lahana dolduruyor ya da kâinatın anahtarını koyuyorlardı.