“Hem her şey insanın elinde,hem de insan korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor…”(sy.2)
Daha ikinci sayfada okuyup altını çizdiğim bu cümlenin kitabı bitirdiğimde tam da beni,benim bu eserle yaşadığım duyguyu anlatıyor olduğunu fark ettim.Yıllardır kitap okudum gözüm korkmadı ama “Suç ve Ceza” denilince gözüm korktu hep.En nihayetinde Raskolnikov ile tanıştım.Bu zamana kadar neden okumadım diye hayıflandım.
Kendisiyle ve çevresiyle uyuşmayan,toplumsal eşitsizliklere büyük nefret duyan,düşünen,aydın bir genç olan Raskolnikov maddi yetersizliklerinden dolayı üniversite( Hukuk bölümünü)hayatını bırakmak zorunda kalmış ve kutu gibi küçücük odada yaşamaya mahkum kalmıştır. Bir gün kendince geliştirdiği düşünce sistemini kanıtlayabilmek için deney olarak oluşturduğu bir cinayet işler.Romanın çatısı da zaten bu suçun psikolojik öyküsüyle onun ahlaki sonuçları oluşturur.
Raskolnikov’un iç sesini duymak,vicdan muhasebesine tanık olmak ve onun düşüncelerini analiz etmeye çalışmak benim için çok keyifliydi.
İyi okumalar..:)