Demek burada işler böyle yürüyordu. Adil oyun diye bir şey yoktu. Bir kere devrildin mi sonun geldi demekti. Eğer öyleyse, o da hiçbir zaman devrilmeyecekti.
Ya kendisi efendi olacaktı ya da birileri onun efendisi... Aman vermek, merhamet etmek, zayıflık göstermek demekti. Vahşi hayatta merhamet diye bir şey yoktu. Merhamet, korku sanılırdı ve bu yanlış anlama, ölüm getirirdi. YA SEN ÖLDÜRÜRSÜN YA DA SENİ ÖLDÜRÜRLER, YA SEN YERSİN YA DA SENİ YERLER; yasa buydu...