Güzel başladı ama sonlara doğru cok iyi sinirlendim ben. Genel kanının aksine bence dili gayet guzel. Peki noluyor bu romanda? Kadının kocası ile ilişkisi nasıl? Evet, kocası yok aslında, hep uzakta ve çalışıyor. Kadının da bununla ilgili bir şikayeti yok. İlişkileri de gayet normal. Kavga etmiyorlar. Seks hayatları nasıl? Bilmiyoruz. Duygusal bağları kuvvetli gibi duruyor. Kadın kocasıyla açık iletişim kuruyor. Kocası biraz sessiz bir tip. Ve tabi ki her uzun sureli ilişki gibi güven ve bu güvenin getirdiği sıkıntıyı içeriyor.
Sonra kadınin kapisina bir sapık dayanıyor. En basta sapıklığa donusecegini bilmiyoruz tabi. O yüzden heyecanlı, yeni. Kadın hayir diyor konusmayacagim seninle. Ve adam kapisina gelmeye devam ediyor. Adam aslinda kadini görmüyor anlatiya gor, tanimiyor. Konusacak birinin olmasi yeterli. Ama kadın hayır diyor. Bu devam ediyor. Kadin bir sey yapmiyor, kocasi bir sey yapmiyor. Cok uzun süre kadinin rahatsiz oldugunu da anlamiyoruz. Noluyor burada, bunun okuyucuda bir gerginlik yaratmasi mi gerekiyordu? Ben cok sinirlendim. Kadini pek anlamıyoruz.
Böyle akıyor gidiyor hikaye. Adam surekli kapisini caliyor kadin yokmus gibi yapiyor. En sonunda kadin adamla konusuyor, ve ona rahatsizlik verdigini soyluyor. Adam yine de gelmeye devam ediyor. O zaman polise gidiyor. Sonra da kocası adamı dövüyor.
Niye yani, illa bir erkek şiddeti ile mi bitmesi gerekiyordu? İlla kocasinin karisini korumak icin birini dovmesi mi gerekiyordu? E baştan dovseydi. Eger dovecek biri ise neden bastan dövmuyor? Cocugunuz var, cocugunuza bir sey yapacagindan korkuyorsunuz ve onlem almiyor musunuz? Boyle anlamsiz bir anlatı oldu benim icin.