Yorum yapmak için kitabın devamı Senden Sonra Ben'i okumayı ve sinema filmini izlemeyi bekledim. Kitabı kafamda iyice oturtmak, karakterleri düzgün analiz edebilmek, biraz da sanırım hazmedebilmek içindi. Açıkçası sonunun böyle olacağını düşünmemiştim başlarken, o yüzden beni derinden etkiledi. Konusuna gelecek olursak; hayatını dolu dolu yaşamayı seven, genç, başarılı ve yakışıklı Will yağmurlu bir sabahta kendisine bir motorsiklet çarpması sonucu felç geçiriyor ve boyundan aşağısını kullanamaz hale geliyor. Hayatını böylesine tadını çıkararak dolu dolu yaşayan bir adamın belki de dünyada başına gelebilecek en kötü şeydir yatağa ve bir sandalyeye bağımlı kalmak, en temel ihtiyaçlarının bile başkaları tarafından karşılanması. Will'in ailesi hayatına farklı bir renk katması amacıyla Louisa Clark'ı işe alıyor. Louisa hayat dolu, enerjik, gülmeyi seven, iyi niyetli ve kendi küçük dünyasındaki rutinlerle bile mutlu yaşayabilen biri. Tabi kaderin bu iki insanı bir araya getirmesinden sonra, her ikisi için de özellikle de Lou için hiç bir şey eskisi gibi olmuyor. Empati yaptığımda Will'i anlayabiliyorum ve isteğinin kendi bencilliğinden kaynaklandığını düşünmüyorum. Başkalarına bağlı yaşamak, o insanların da hayatını kısıtladığını düşünmek zaten içinde bulunduğu durumu daha da zor hale getiriyordur onun için. Keşke böyle olmasaydı sonu diyor bir yanı insanın okurken. İçimde bir yerlerde hep hatırlayacağım karakterler olarak kalacaklar. Umarım gerçek hayatta kimse böyle bir sınava tabi tutulmaz...