“Neden, Deen?” diye yalvardı. “Neden bu adaya geldin?”
“Senin için, bin defa,” Deen öksürdü ama Zafira bu sözlerin devamını iyi biliyordu. Daha önce sayısız defa sarf edilmiş sözlerdi bunlar. Deen’in gözleri titreşti. ‘Bin fersah ve bin kum boyunca. Senin için, güneşe bin defa başkaldırabilirim.’
Tek bir insana bile yardımı dokunan kişi hayatının anlamını gerçekleştirmişti. Şu halde gücünün sonuna kadar, hatta gücünün de ötesine, insanlara yardım etmeğe katlanılması çok yerindeydi. Demek her fedakarlığı göze almalı, hatta yalan bile söylemeliydi, bir başkasını mutlu kılmak için. Bütün gerçeklerden daha önemliydi bu. Daha bir güvenle adım attığımı hissettim. Başkalarına sevinçler götürdüğünü bilen insan daha bir başka yürür.
Ya hiç düşünüp taşınmadan kaçıp gitseydiniz! Ömrünüzce bu düşünceden kurtaramayacaktınız kendinizi. Zira her şeyden kaçıp kurtulabilir insanoğlu, fakat kendi kendisinden asla!