Bu asrın tuzağına düşen kişi, kendisini hür sanır. Asrın elinden zehir içmiştir de hâlâ kendini diri zanneder.
Toplum fidanının âb-ı hayâtı sensin.
Ümmetin emânetini koruyan muhafız
sensin. Fıtratındaki ulvî hasletleri aklınla keşfet.
Hazret-i Fâtıma, senin için bir nümûnedir; ondan gözünü ve gönlünü ayırma. Tâ ki, senin dalın da bir Hüseyin meyvesi versin; gülistan, eski mevsimi getirsin.
Islâmiyet; değil insana ve kadına, hiçbir varlığa şiddete müsâmaha etmez. Hayvanâta eziyete müsaade etmez. Bir ağacın dahî șiddetle silkelenmesine râzı olmaz.
İslâm; şefkat, merhamet, zarâfet ve nezâket dînidir.
Vaktiyle efendim Abdülmelik el-Harnûtî'ye [kuddise sirruhû), "Bana öğüt verin" diye ricada bulundum. Bana, "Ey Ahmed! Geriye dönüp bakan (maksuda) ulaşamaz. Şüpheci olan iflah olmaz. Nefsinin noksanlığını bilmeyenin de tüm vakitleri noksandır!" dedi.