Yüce ama ölü. Hayır ben dünyadaki güzelliği düşünüyorum; yaşamın hareketi içinde bizi yükseğe çıkarabilecek olan şeyi. Dünyanın Hareketi Günlüğü, insanların, cisimlerin, hatta eğer gerçekten söyleyecek bir şey kalmamışsa, şeylerin hareketine adanacak ve yaşama ödenecek diyet için yeterince estetik bir şeyler bulmaya çalışacaktır. İncelik, güzellik, uyum, yoğunluk... Eğer bunu bulursam, o zaman belki seçenekleri yeniden gözden geçiririm: Tin için güzel bir fikir yerine beden için güzel bir hareket bulursam, belki de o zaman hayatın yaşama zahmetine değeceğini düşünürüm.
Gençliklerinde zekalarını kârlı kılmaya,öğrenilerini bir arpalığa çevirip limon gibi sıkmaya ve seçkin biri olmaya çabalıyorlar, sonra da umutlarının sonucunun niçin bu kadar nafile bir yaşam olduğunu şaşkınlık içinde sora sora ömürlerini tüketiyorlar. İnsanlar yıldızların peşinde koştuklarını sanırlar; ama sonları bir kavanozun içindeki kırmızı balık gibidir.
Yol da benzer hem uzun, hem de güzel bir masala
O saatler ki geçer başbaşa yıldızlarla.
Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır;
Hilkatin gördüğü rü'yâ biter, etrâf ağarır.
Som gümüşten sular üstünde, giderken ileri
Tâ uzaklarda şafak bir bir açar perdeleri...
Mûsıkîsiyle bir âlem kesilir çalkantı;
Ve nihâyet görünür gök ve deniz saltanatı.
Girdiğin aynada, geçmiş gibi dîğer küreye,
Sorma bir sâniye, şüpheyle, sakın: "Yol nereye?"
Ayılıp neş'eni yükseltici sarhoşluktan,
Yılma korkunç uçurum zannedilen boşluktan
Duy tabîatte biraz sen de ilâh olduğunu,
Rûh erer varlığının zevkine duymakla bunu.
Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...
İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.