Melike

Sandecker,” insan bu Titanik konusuna bulaşınca başka bir şey düşünemez oluyor nedense…Çünkü bu gemi diğerlerine hiç benzemiyor… Modern tarihin efsanevi bir hazinesi bu gemi. Onun bir fotoğrafı bile insanı heyecanlandırmaya yetiyor. Onun tarihini bilmek, birkaç günlük yaşamında onu denizde yöneten mürettebat ve güvertelerinde yürüyen şık insanları düşünmek insanın hayal gücünü ateşliyor Bay Silverstein…”
Sayfa 149 - Remzi Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Geçmişten çıkarılan yanlış dersler, tarihi hiç bilmemekten daha zararlıdır.” A.Tocqueville
“Tarihte sürekli görünen hiçbir şey degisikligin aşındırıcı etkisinden kurtulamadığı gibi, ne kadar birdenbire ve şiddetli olursa olsun, hiçbir değişiklik de geçmiş ile bugün arasındaki sürekliliği tam anlamıyla bozamaz. Aslında tarih, bir anlamda, değişiklik ile sürekliliğin çatışmasından başka bir şey değildir..”
Tarih

Melike

, 2026 okuma hedefini ekledi.
Liste kabarık :)
2026 OKUMA HEDEFİ
14/70 kitap - %20 tamamlandı
14 kitap okudu
70 kitap
4.990 sayfa
2 inceleme
17 alıntı
3 günde 1 kitap okumalı.
Run Dirk Run!
9/10
·367 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 22:50
“Dirk Pitt & NUMA” serisinin yayımlanan ikinci kitabı. 1. Baskı – Ağustos 1979 | Altın Kitaplar | Çeviri: Esat ÖREN Clive Cussler’ın Dirk Pitt serisindeki basım yılına göre ikinci kitabı Buzdağı, daha ilk sayfalardan itibaren serinin nereye doğru evrileceğini fısıldayan bir roman. Kapak sayfasının sol üst köşesinde yer alan “Bu dizi Doğan Hızlan başkanlığında bir kurul tarafından hazırlanmaktadır.” notu bile, kitabı eline alırken insana ayrı bir güven ve ayrıcalık hissi veriyor. Daha baştan “özenle seçilmiş” bir metin okuyacağını biliyorsun. Bu ikinci kitapta, yakışıklı Amerikan James Bond’umuz Dirk Pitt, belirgin bir yükselişe geçiyor. Artık sadece aksiyonun içinde sürüklenen bir karakter değil; düşünen, sezgileriyle hareket eden, olayları birbirine bağlayan bir figür hâline geliyor. Cussler, Pitt’in gelecekteki maceralarının fragmanlarını adeta satır aralarına gizlemiş. Okur olarak bunu hissediyorsun ve içinden şu geçiyor: “Bu karakter daha çok yol alacak.” Romanın arka planında 70’lerin Soğuk Savaş atmosferi oldukça güçlü. Hikâye siyah–beyaz bir iyi–kötü çatışmasından ziyade, çok katmanlı aktörlerle ilerliyor. Gizli örgütlenmeler, perde arkasındaki güçler ve devletler arası sessiz savaşlar oldukça tanıdık bir tat bırakıyor. Bu anlamda kitap, James Bond evrenindeki Spectre yapılanmasına göz kırpıyormuş hissi uyandırıyor. Cussler’in örgütsel yapıları ele alış biçimi hem net hem de abartıya kaçmadan etkileyici. Cussler’ın belki de en iyi yaptığı şey burada bir kez daha ortaya çıkıyor: Karmaşık politik ve örgütsel meseleleri, film izler gibi okutmak. Sahne geçişleri, diyalogların temposu ve aksiyonun dozajı çok dengeli. Gözünde canlandırmadan okuman neredeyse imkânsız. Kitapta beni en çok gülümseten detaylardan biri ise, diyaloglar arasında geçen Dirk Pitt’in doğum
BuzdağıClive Cussler · Altın kitaplar · 1979158 okunma