Ruhum boş konularla münacat halindeyken
Birgün kaçtım onun kafesinden
Varmak istemedim , gitmek istemediğim yerlere
Bir rüzgar mırıldandım duysan çok mutluydu
Sanki özgürlüğü gögüslemiş millerce uçuyordu
Gözlerim kaç sıra dağ gördü saymadım
Çünkü saymak bu işin kuralında yoktu
Sadece maviyi koklamak vardı sadece maviyi
Yanımda olsan mavi tarlayı görmeye çalışsan
Keşke bu güzel duygular için benimle yarışsan
Dedim sana , kaç kere benim ülkeme gel diye
Sen ben buralıyım burda ölürüm dedin
O gün ferman çıkardım ve orda öldün benim için
Kızılbey bir masuma daha kıydı dediler
Oysa ki o kafesden kurtulduğumu sandığımda
Varmıydı bir hayalin diye sana sorduğumda
İşte tam o anda, gökyüzüne ihanet etmiştim
O sıra dağları tek tek saygısızca ezmişim
Simdi bana diyorsun bir daha, bir daha dirilt beni
İnsanlığını bırak kalbinde erit beni
Bir kalıba koyma, soğumadan tut
Karanlığa gece de , yaşananları unut
Ruhsuz bir adam ol , kendini yalanlarla avut
Varmak istemediğin yerlere var
Yaşamasanda nefes al, yaşamasanda nefes al...