Kızılbey

Kızılbey
@Lala44
Ziyan olur sonunda ehline düşmeyen her şey
Şair
Aü/Paü
Şiirlerin hakları saklıdır.
87 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
gökyüzündeki leke
Bugünler de ay kapımı çaldı birşey ister gibi Dili olmayan gururum tenhada ağlar gibi Ne zaman adını duysa kulaklarım kalbime yalvarır Ruhum bu acıya dayanamaz, bağırır, çağırır Umudunu kaybetmiş gözlerim kapanır Keşkeler boğazımda düğüm düğüm Neyseler kapımda sıra sıra Hiç bir iyikim yok ki masamın başında Nedenler nedensiz bir şekilde cevaplara küs Duygularım zihnimde düşkün ve parya Aslında herşey büyük bir boşlukta anlamı sindirilmemiş günler yatağımın altında Ben böyle bir adam değildim aslında Gündüz yıldızlar yağar mı insanın başına Bugün ayın diyicekleri var anlaşılan Söyle güzel ve vakur ay sende mi onlardansın Soyun kadar soysuz musun gölgen düşmüyor mu üzdüklerinin üstüne Hiç çığlıkları gelmez mi parlak güzel yüzüne Senin soysuz soyun yüzünden Bütün iyi adamlar telef oldu Babil bahçelerinde büyüyen umutlarım bile soldu artık romantik bir adam değilim ben bir şairim mesleğimden istifa ettim Bensiz bir ben ile yola ne kadar devam edebilirim
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Mahcup
Herkes düşmesini beklerken o mahcup ayın gökyüzünden Bir tek ben sığındım sana bedbah adam O ettiğin dualarının bir karşılığı varmıdır ki? Ya da hepsinin aynı zamanda olma ihtimali nedir? Bu sorular denizinde bir kayıkçı ne kadar yol alır? Bir şansım daha olsa , belki gençliğim cebimde kalır Tabi yok bizim mevzuatımızda boşa sıkılmış mermiler ve ya sözler Kovanlar! içi boş kovanlar, her cinayetten sonra ağlayanlar Bilmem neden alkolü dost bilip,Mehtâba saydıranlar Hikayem hepsinin içinde ki tek dürtünün ürünü Bir odaya tıkılı kalmak! hangi akıl hastalığının türü Kayıp, kayıp gitmeler de bulur muyum seni? Bir daha Hiç sevmemek, belki de en güzeli.
Şiir
Son Çağrı
Zaman bütün endişelerimi doğru çıkarma ne olur Var git kendi yoluna, ruhum yalnızlık illetine yeniden düşmüşken Ve bedenim kendi halinden üzgünken Birlikte koşamadığım atlar geliyor aklıma Çocukken ki sessizlik ve üzüntü Endişe babadan mı miras kaldı bana Koca gökyüzü üstüme yıkılırken Bir umut dedim yıllarca Görüntün birikti aynalar da yığınlarca Yük ve hamal bedenime yapıştı mutluluğum şansımdan payını aldı Sebebsiz bir kahkaha kadar acı bir tını Sözcüklerim kan ve revan anla artık Dudağımın üstünde ki kıllar ağır işçi Ruhum kurak bir tarlada değirmenci Bereketsiz bakışlarla dolu ömrüm Ah dayak düşkünü mazoşist gönlüm Biliyorum hep sebebsiz yere öldürüldüm Bana acımadı iki yüzlü avrupalı düşünceleriniz ötekileştirilmiş mülteciler gibi yabancı oldum Savruldum, cellatlar buldu ve yetiştirdi beni Kim sever acı dolu günleri Keşke ilk keşkem hiç olmasaydı Ruhum topal kalmasaydı Masallar mutsuz sonla bitseydi
Edebiyat
Yılgın yiğitler
Yılgın yiğitler kederleriyle ölürler Vazgeçmeden yenilmek ruhlarını sövüşler Tamahkar Kumlar ne zamandan beri sefiller Ve bütün holiganlar önce kendini severler Varmadım, söz verdiğim gibi riyakarlığa Binlerce kar yağdı soğuk sevmeyen yurduma Heyecanlı hikayeler bir bir yenildi monotonluğa Çok bilmişler teslim oldu iki yüzlü anlamsızlığa Söyle nerelisin hangi coğrafya senin evin Yok henüz yenilmedin, keyfini sür sevin Bu kadar yolu Geçmişi özlemek için mi geldin Vakur tavrını indir sende bizim memlekettensin Yılğın yiğitler ölmemek için atlıyorlar uçurumdan Uçmayı bilmemek acziyet, hemen öl! Korkmadan Sonra çıkar bir adam sanslısın der utanmadan Yılgın yiğitler kederleriyle ölürler uçamadan
Edebiyat
Ah kalbim! Bir magara kenarında köhneliği yüceltiyorsun Seni anıyorken bile yeminlerim çatırdıyor Gözlerim ise o aydınlığın kölesi değil artık Her geçen gün karanlığa tapıyor Ah kalbim! Binlerce dilek çaputunu kendine urgan yaptın Sana verilen ihtimallerle arkadaşlık yoluna saptın Pismanlık! Eski bayat bir yemek gibi karşında Oysa ki sen hep açtın aslında Yapma artık kendine şu büyülü ve zor ölümü Hayattan Bir şeyleri ummak, kaybetmenin hangi türü ? Ah kalbim! Oyunun dışında bir noktaya vardık Buraya gelmek için ise çok doğru yoldan saptık Anlaşılan yanlışın ve içselliğin bir şerefi yok Açlık naraları atsanda , kalbin artık tok Ah kalbim umarım , Umarım ve hayallere dalarım Gerçekliğin bitkisel hayatı beni öldürmeden önce Bende rüya gibi bir ömür yaşarım Ah kalbim umarım, umarım bir gün...
Şiir