Suratlarımızı bile tapu ile satın aldığımızı sanır ve aslâ yadırgamayız; onu kendi kazdırdığımız hüviyet mühürü gibi bir şey kabul ederiz. Kazıyanını merak bile etmeyiz. Halbuki ismine "çehre" dediğimiz bu korkunç mührü, milyonlarca ve milyarlarca nüshası, çeşidiyle kazıyan bir Hakkâkın vücudu, ruh için olduğu kadar akıl için de mutlaktır; ve O'nun baş vasıflarından biri yaratıcılık, yani mutlak (aksiyon)culuktur.
Şayet kitaplar Allah'ın sanatındaki acayip hikmetlerle doldurulmak istenilse tek bir yaratılıştaki incelikler bütün kitapları doldurur, insanlar bunu tamamlamakta aciz kalırlardı.