Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Cemal Paşa, kanunların bazı engellemelerine karşı kendince çareler bulmuştur. Bu konuyu son günlerinde yanında bulunanlara şöyle açıklamaya çalışmıştır:
"Bir şey yapmak istiyorum, kanun karşıma çıkıyor. Kanun nedir? Ben yaptım, ben bozarım. Bu Enver Bey'in bir sözünü hatırlatır: Yok kanun, yap kanun!" der ve anlamayanlara şöyle izah ederdi: "Yaparım olur, bozarım olmaz."
Cemal Paşa, Millî Mücadele'nin başarıyla sonuçlanacağına o kadar çok inanmıştır ki Kütahya-Eskişehir savaşlarının yaratmış olduğu kaaramsarlhk havası bile onun bu düşüncelerini değiştirmemiştir. Nitekim Mustafa Kemal Paşa'ya yazmış olduğu, 29 Temmuz 1921 tarihli mektubunda
açıkça dile getirmiştir: "...Dünyaya harikalar gösteriyorsunuz. Allah yolunuzu açık, kılıcınızı keskin etsin. Benden sizlere ve maiyetinizde Türklüğün, Müslümanlığın hayrı için can veren kahramanlara kardeşçe binlerce selamlar ve hürmetler! Bu son mücadelenizde kahpe çocuklarna
son yumruğu indirecek olursanız artık memleketi köpeklerin ayakları altında çiğnetmekten kurtarmış olacaksınız. Benim buralara gelmekteki gayelerimin ne olduğunu bundan evvelki mektuplarımda bir dereceye kadar anlatmıştım. Başımıza son Yunan belasını çıkartmış olan İngilizlerin başına bir Hindistan belası açmak ve bu sayede belki bütün dünyaya biraz rahat nefes aldıracak büyük bir hadisenin müsebbibi olmak! İşte benim
gayem budur. Sizin dâhilde sarf ettiğiniz mesaiyi, harici mesai ile takviye
eylemek..."