Uzun zaman sonra beni derinden etkileyen bir kitaptı okuduğum. Taraflı olamadım burada da gerçek hayatımda olduğu gibi, iki karaktere de üzüldüm, hak verdim, kızdım, kırıldım, yeri geldi onlar yerine de öfkelendim, bağırdım, bu kitap içine alıp götürdü beni, sanki olanları ben yaşıyormuşcasına, aslına bakacak olursak daha okumaya başladığım ilk sayfadan anlamıştım sadece onların hikayesini okumayacağımı, kızdığımın, üzüldüğümün, kırıldığımın, öfkelendiğimin sadece onlar olmadığını, anlamıştım ben burada sadece onları değil, kendimi de sorgulayacağımı, öyle de oldu, çoğu noktada kesiştiğim karakterle derin bir bağ kurdurdu bu kitap bana, o yüzden her kelimesini, her acısını, sevincini, heyecanını derinden hissettirdi, kapalı kutular ardına sakladığım duygularımla yüzleştirdi, ben bir yere kadar kendi hayatımı izliyormuşcasına okuyordum kitabı ve bir yandan düşünmeden de edemiyordum acaba ben nasıl bir son biçecektim bu bene diye. Neyse, yeterince yeniden yaşadıktan sonra bu kitapla her duyguyu, şöyle söylüyorum inanmayanlara, abartılı bulanlara, siz belki yaşamadınız bunları, yaşamayan asla anlayamaz zaten ama belki yaşarsınız da bir gün bilinmez ancak kitapta da söylendiği gibi "Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık." der Yaradan ve hakikaten böyledir bu, o yüzden umarım bunları yaşayanlar ya da yaşayacak olanlar bundan sonraki zamanlarda asla pişman olmayacak şekilde cesaretle karar verirler kendi hayatlarının dönüm noktalarında. Umarım akıllarında olan tek kişi kendileridir karar verirken ve umarım bir şey uğruna feda etmeden kendilerini, ezmeden, değersizleştirmeden, hor görmeden, merhametli olurlar kendilerine karşı, onlara pek merhametli davranmayan hayata inat. Çizgileri ayıran da birleştiren de bu dönüm noktalarıdır ancak önemli olan hangi yolu