Bu kitapta beni en çok sürükleyen bölüm kadınlarla ilgili yazılanlardı ufkumu açtı gözümü açtı diyemem yinede güzeldi okuduklarımın etkilerini yaşarım diye düşünüyorum reklamlarda tarihi resimlerde veya herhangi bir resimde kesin bu kitap gelicek aklıma bu etkiyi bırakması akılda kalması benim için değerli.
Gerçekten çok begenerek okudum anlamak ve kafama yazmak için bazı yerleri 4 5 kez okuduğum oldu 2 çocugum var biri 3 biri 5 yaşında umarım uyguluyabilirim okuduklarımı kesinlikle çocuk isteyen düşünen veya hamile olanların okuması gereken kitap keşke daha erken karşıma çıksaydı çocugumun okulundaki okuyorum uyguluyorum etkinliğinde verilen kitaplar sayesinde keşfettiğim bir kitap
Güzel kitap ama beni açıkçası sürükleme di ben ilk Ahmet ümit i BAB-I ESRAR kitabı ile tanıdım o kitabı gerçekten hayranlıkla bayılarak okudum kitap yarım bırakma huyum yoktur ki sonunu gerçekten merak ettim bu tür kitaplarda sürüklemiyor olabilir beni yada o dönemde yaşanan bu kadar acı veren olaylardan etkileniyor ve okumak istemiyor da olabilirim bilmiyorum sonunu merak etmesem yarım bırakırdım ama malesef yarım bırakma gibi huyum da yok sonunu merak etmesem bile okurum başladıgım kitabı. Bu kitapta yarım bırakmamak için süründüğüm kitaplardan biri normalde 709 sayfalık kitapları 5 6 günde okurken bu kitap tam 9 gün sürdü oyuzden 7 verdim ben BAB-I ESRAR tadı alamadım.
İncir Kuşları, kadını “güçlü olduğu için dayanan” bir figür gibi sunmaz. Kadın güçlü değildir; güçlü olmak zorunda bırakılmıştır. Hayatta kalması bir zafer değil, bir mecburiyettir. Sessizliği sabırdan değil, hayatta kalma içgüdüsündendir.
Roman boyunca kadının yaşadıkları, “acı ama kader” diye geçiştirilmez. Okur şunu net biçimde görür:
Bu yaşananlar tesadüf değildir.
Bu bir savaş yan ürünü değil, savaşın kendisidir.
İncir Kuşları, erkeklerin kahramanlığını değil; kadınların isimsiz direnişini anlatır. Direniş burada bağırmak, savaşmak, silah almak değildir. Direniş, hayatta kalmaktır. Delirmemektir. Kendinden tamamen vazgeçmemektir.
Bu kitap şunu söyler:
Kadınlar savaşmaz, denir.
Oysa kadınlar savaşın içinde yaşar.
Ve İncir Kuşları, aşkın değil; kadının bedeninden geçen tarihin romanıdır.
Struma, okurken insanın içini daraltan ama gözünü de açan bir kitap. Tarihi bir facia üzerinden, insanların nasıl çaresizliğe ve sessizliğe terk edildiğini sade ama etkili bir dille anlatıyor. En çarpıcı yanı, gemidekilerin “suçsuz” olmalarına rağmen kimse tarafından sahiplenilmemesi. Kitap bittiğinde hikâye değil, insanlığın vicdanı akılda kalıyor. Kısa, akıcı ve düşündürücü bir okuma.
StrumaAaron Nommaz · Destek Yayınları · 2019843 okunma