Mani, bu upuzun, sessiz hayranlık anlarında hissetti ilk olarak, içinde önüne geçilemez bir resim yapma arzusunun uyandığını. Bir ak giysili için tuhaf bir arzu, kirli bir arzu,günahkar bir arzu. Güzelliğin her haline, bütün renkleri, zarafete karşı olan o ortamda, en basit tasviri putperestliğe yoran bu cemaatin içinde, maninin yeteneğinin, sanatının yeşerebilmiş olması nasıl bir mucizedir? Yüzyılların ötesinde, doğu resim sanatının gerçek kurucusu olarak belirliyor mani, her fırça darbesi acem diyarında, ve hindistan'da, ortaasya'da, çin'de, tibet'de binlerce sanatçıya "has ressam" olduğunu vurgulamak istediklerinde halâ "o bir mani" derler.