“…Bir kadın kendinde bir şeyleri değiştirmek istediğinde bunu hep saçlarından başlardı. Sevdiği biri okşamışsa saçlarını, izleri silinmesin diye onları taramaya kıyamazdı. Biri kalbini kırmış ve onu incitmişse kalp kırıklıklarını saçlarının kırıklarını keserek dindirmeye çalışırdı. Biri en çok onu sevdiyse onun acısına alışmak için saçlarına kıyardı. Onu hatırlatacak her şeyden kurtulmak için ilk saçlarını gözden çıkarırdı. İçi acıyarak hatta ağlayarak gidenlerin ardından saçlarına veda ederdi. Artık birileri onu acıtmasın, gidenleri hatırlatmasın diye saçlarına veda ederdi.”