"İnsan bazen hayatta en sevdiğinin gidişine engel olamıyor."
"İnsan aslında karmaşık bir varlık değil. Çoğunluğu zamanın büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. İşte insanın değişmez yazgısı!"
Genç Werther'ın Acıları! Kendi dönemini ve gelecek dönemlerini etkisi altına alan bir kitap ama beni alamadı. Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse: genç, kültürlü ve zeki olan Werther nişanlısı olan Lotte'ye aşık olur ve nişanlısı olmasına katlanamamasını ve içindeki duyguların karanlığa nasıl döndüğünü okuruz.
Öncelikle bu aşk değil, takıntılıktır. Aşık olsaydı, nişanlısı olan bir kadının yanında nasıl daha fazla kalacağını düşünmezdi; tamam onu seviyor deyip giderdi. Kendine bu durumu o kadar taktı ki hayretler içerisinde okudum. Başkalarının aşk hayatından en ufak ders çıkarıp kendisine yormasını, Albert'in (Lotte'nin nişanlısı) Werther'a o kadar saygı gösterip iyilik yaptıktan sonra Werther'ın ondan nefret etmesini asla anlamadım ve anlayamam.
Bu kitabı okuyup da çok beğenenler tabii ki olabilir ama Werther'ın içindeki sözde aşkı bu kadar abartmayın. Çok üzüldüm tabii ki Werther'a ama bunun tek çaresi psikolog idi. Keşke o zamanlar psikologlar olsaydı...
Bunun dışında kitap akıcıydı fakat mektup tarzında yazıldığı için çok kesik kesikti. Tavsiye ederim ama Werther için değil Lotte için.
Genç Werther'in Acıları (Almanca: Die Leiden des jungen Werthers), Johann Wolfgang von Goethe (1749 - 1832) tarafından 1774 yılında ve iki haftada yazılmış mektup romandır. Goethe, bu romanı yazdığında 25 yaşındaydı. Romanın piyasaya çıkmasının ardından hem pek çok intihar vakası ile karşılaşılmış, hem de Almanya sokakları bir "Werther salgınına" uğrayarak,