Çünkü yaşam böyle anlarda birden yönünü bulur insan bazen gerekçeleri, "sağduyu"yu bir yana koyup içindeki isyana kulak verir ve düşe kalka ilerlemeye, kaybolmaya, yolunu aramaya başlar. Ne yapacağını asla bilemese de, bazen ne yapmaması gerektiğini tereddütsüz anlar... Eylemlerimizi bazen belki hesap edemeyiz ama öyle eylemsizlikler vardır ki, bir şeyi reddetmek, bir yere gitmemek, bir şeyi geri çevirmek, bir yere kımıldamamak, eylemde bulunmakla aynı anlama gelir."
Birileri bir tutam otu köklerinden sökerek ottan tamamen kurtulduklarını düşünebilirler.oysa aynı familyadan aynı ot çeyrek yüzyıl sonra aynı yerde yeniden yeşerebilir .
"Sessizlik insanların çaresizce acı çekmesine, riyanın ve yalanların büyüyüp serpilmesine göz yumar, suçları cezasız bırakır. Sesimiz insanlığımızın asil boyutlarından biriyse şayet, birinin sesini elinden almak onu insanlıktan çıkarmak, kendi insanlığının dışında bırakmaktır. Sessizliğin tarihinin kadınların tarihinde merkezi bir yeri bulunur."
"Hikâyeler hayatınızı kurtarır. Ve hikâyeler hayatınızdır. Hikâyemiz neyse oyuz biz, hem bir zindan olabilir bu hikâyeler hem de zindanın kapısını zorlayıp açan levyeler; kendimizi kurtarmak ya da kendimizi ve başkalarını kapana kıstırmak için hikâyeler kurarız, bu hikâyeler bizi ayağa kaldırır ya da kendi sınır ve korkularımızın taş duvarlarına çarpıp parçalar. Özgürleşmek bir yanıyla hep bir hikâye anlatma sürecidir: Hikâyeleri bozma, sessizlikleri kırma, yeni hikâyeler yazma. Özgür insan kendi hikâyesini kendi anlatır. Kıymet gören insan, yaşadığı toplumda hikâyesine yer olan insandır."