İlk defa bir kitapta bu kadar çok beğenip işaretlediğim yerler oldu. Yazarın tek romanı olmasına rağmen 10 romana eş değer bir kitaptı benim için. Güzelliğin, gençliğin bu kadar çok önemsendiği bu dünyada; güzel bir yüzün ardında kötü bir ruhun yansıması işlenmiş. Her yaptığımız kötü davranışta ruhumuzun nasıl da çirkinleştiğini, güzel bir yüzün ardında neler olabileceğini anlatan bir kitap… Kitabı okumadan önce hakkında çok fazla olumsuz eleştiri okumuştum. Bu yüzden bu kitaba başlamak benim için büyük bir cesaretti fakat hiç beklediğim gibi değildi üstelik tam metin olmasına rağmen yadırganacak, absürt herhangi bir şeye rastlamadım pek. Bence tam anlamıyla harika bir kitaptı. Özelikle de sonu büyüleyiciydi.
Kitabı okurken kendinizi “Hangi dünyadayım,hangisi gerçek!” diye sorgularken buluyorsunuz. İki farklı dünya, iki farklı hayat… biri asıl dünya, diğeri ise ana karakter olan Kathrayn’in geçmişte yaptığı hatalar, ard arda gelen travmatik olayların bilinçaltına işlemesiyle oluşan hayali dünya. Gerçek dünyadan kaçış olarak bilinçaltında barındırdığı bu hayali dünya zamanla Kathrayn’in kafasını karıştırmaktadır.
Olay örgüsü çok güzel işlenmiş; yazar, hayal gücü ve bilinçaltımızın hayatımızı ne kadar etkilediğini okuyucuya çok iyi bir şekilde aktarmış.
“Simyacı”yı ilk kez lise yıllarımda okumuştum. Şimdi 7 yıl sonra tekrar okudum. Simyacı’yı okumak, herkes daha uykudayken şafak vakti uyanıp güneşin doğuşunu izlemeye benziyor. Kitap, insanı bir şeyler yapmaya, vazgeçmemeye, harekete geçmeye çağırıyor biraz da.
Herkesin kendi hikayesini bulması için çıkılması gereken yolculuğun hikayesi olarak okudum ve kendi yolculuğumda bulmam gerekenleri biliyorum… Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,5bin okunma