Gary Chapman’ın “Beş Sevgi Dili” adlı eseri, ilişkilerde sevginin doğru ifade biçimleriyle nasıl güçlendirilebileceğini anlatan, oldukça etkili ve sade bir rehber niteliğinde. Kitap, sevgiyi ifade etmenin evrensel değil, kişiye özel yolları olduğunu savunarak; onaylayıcı sözler, nitelikli zaman, hediyeleşme, hizmet eylemleri ve fiziksel temas gibi beş temel sevgi dili tanımlar.
Ancak bana göre eserde dikkat çeken belki de en önemli husus, Chapman’ın örneklerinin büyük ölçüde danışan çiftlere ve seminer katılımcılarına dayanması. Bu durum, çözümün ancak taraflardan ikisinin de çaba göstermesiyle mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. Yani, bir kişinin yalnızca kendi sevgi dilini keşfetmesi ve uygulamaya çalışması, karşı tarafın pasif kaldığı bir ilişkide kalıcı ve sağlıklı bir değişim için yeterli olmayabilir.
Bu açıdan bakıldığında, kitap bireysel farkındalığı artırsa da, gerçek anlamda fayda sağlayabilmesi için çiftlerin karşılıklı olarak bu dili öğrenmeye ve uygulamaya açık olması gerekiyor. Aksi takdirde, sevgi dili tek taraflı bir çabayla yalnızca geçici bir iyileşme sunabilir.
Ezcümle, kitap önemli bir kaynak; ancak etkisini göstermesi için “anlatmak” kadar “anlamak” da gerekiyor. Sevgi, sadece vermekle değil, birlikte büyütmekle mümkün...