Lavinia

@Laviniaydan·
·
sabitlendi
Nida
İçimde dolup taşan sorular, tutunacak dal arayan bir yorgunluk var. Yine de biliyorum senden başka kapı yok. Kendimi yalnız, anlaşılamamış, çaresiz hissettiğim anlarda kalbimi senin huzuruna bırakıyorum. Kalbimi, yollarımı, nasibimi sana bırakıyorum. Ey kalpleri evirip çeviren… Benim kalbimi de şifayla sar. İçimdeki kırgınlığı, seni unutacak kadar büyütme. Sokaklarını bilmediğim yollarda, senin sâyene sığınarak yürüyorum. Rızan ile şekillensin her adımım. Beni sabırsızlığımla değil, arayışımdaki samimiyetle yargıla. Ve eğer bu yorgunluğun da bir anlamı varsa lütfen en yakın zamanda göster bana... Her "hayır"ım geçici bir reddediş değil daha iyi bir "evet"in hazırlığı ise beni beklettiğin her bir günün bir anlamı var ise bunu idrak edebilecek bir kavrayış ve teslimiyet ver bana 🤲🏻🤍🫧🌸
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nida 5
Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Rabbim... Bugün sana ne zaferlerimi anlatmaya geldim ne de insanların gördüğü güçlü yanlarımı. Ben bugün, içimde biriken sessizliklerle geldim. Adını koyamadığım bekleyişlerle, cevabını bulamadığım sorularla, yolunu seçemediğim kavşaklarla geldim. Bazen bir haber bekliyorum, bazen bir işaret, bazen de içime inecek küçücük bir huzur... Beklediklerim geciktikçe kalbim daralıyor ama yine de biliyorum ki beni bekleten de sensin, beklediğime giden yolu hazırlayan da.. Kul bazen yürür de vardığını sanır; meğer yol yeni başlamıştır. Bazen bekler de geciktiğini sanır; meğer vakit henüz doğmamıştır. Allah'ım... Kalbimi, sonucu göremediğinde dağılanlardan eyleme. Beni, kapılar kapandığında ümidini de kapatanlardan kılma. Geciken her şeyin unutulmak olmadığını, sustuğun her yerde terk edilmiş olmadığımı bana hatırlat. Kalbimi ihtimallerin arasında kaybetme. Henüz olmamış şeylerin korkusuyla bugünün güzelliğini kaçıranlardan eyleme beni. Ben yolun sonunu göremem, ama Sen hem başlangıcını hem sonunu görensin. Eğer dualarım kabul yolundaysa beni sabırla güzelleştir. Eğer yönüm değişecekse bunu kalbimi incitmeden yaşat. İçimdeki telaşı sükûnete, kırgınlığı olgunluğa, bekleyişi ibadete çevir. Bana kimsenin veremeyeceği bir güven hissi ver. Ey merhametlilerin en merhametlisi... İçimde taşıdığım yükleri hafiflet. Düşünmekten yorulan zihnime sükûnet, beklemekten yorulan ruhuma güzel haberler nasip eyle. Bana, gelmeyene takılıp gelen nimetleri göremeyen bir göz verme. Beni eksiklerimle değil, lütuflarının farkındalığıyla meşgul eyle. Eğer bir şey benim için hayırlıysa, onu bana gönlümü genişleterek ulaştır. Eğer hayırlı değilse, onu kalbimden çıkarırken canımı yakma. Bana razı olmanın huzurunu ve Sana güvenmenin emniyetini ihsan eyle. Kul
Duygu ve Düşünce
Psikanaliz, kültürlü anne babalar arasında, çocuklara bilmeden zarar verme korkusunu yaygınlaştırmıştır. Çocuklarını öperlerse oidipus kompleksi oluşabilir öpmezlerse kıskançlık öfkesine neden olabilirler. Her şeyi emirle yaptırırlarsa çocuklarında suçluluk duygusu oluşabilir; emretmezlerse çocuklar onların iyi saymadığı alışkanlıklar edinebilir.
Sayfa 143·Kitabı okuyor
Alıntı
Akşamüzeri kocası eve döndüğü zaman, ona gün boyunca karşılaştığı güçlükleri anlatan kadın can sıkıcı, anlatmayan ise dalgın sayılır. Çocukları ile ilgili duruma gelince onları dünyaya getirmek ve büyütmek için bulunduğu özveriler zihninde öyle canlı bir biçimde yer etmiştir ki, onlardan normalin üstünde şeyler bekler; bu arada ayrıntılarla uğraşmaktan sinirli ve dar düşünceli birisi olmuştur. Kadının katlanmak zorunda kaldığı haksızlıkların en öldürücüsü de budur: O, aile içindeki görevlerini yerine getirdiği için çocuklarının ve eşinin sevgisini yitirmiştir; oysa bunları ihmal edip de neşesini ve kendi bakımını sürdürseydi belki hala sevilmekte olurdu.
Sayfa 141·Kitabı okuyor
Alıntı
Bugün zeka ve çekicilik bakımından ortanın altında olmayan, annelik özleminden kendini uzak tutabilen, meslek sahibi bekar genç kadınların tatlı bir yaşam sürmesi mümkündür. Ama anne olma isteği üstün gelirse evlenmek zorunda kalır ve hemen hemen kesin olarak işini yitirir. Alıştığı rahatlığın çok altına düşer çünkü çoğunlukla kocasının kazancı kendisinin çalışırken aldığından fazla değildir; hem de bu parayı yalnız kendisi değil tüm ailenin geçimini için kullanılacaktır. Özgürlüğünün tadına vardıktan sonra her gereksinimi için başkasının eline bakmak zorunluluğu kişiye ağır gelir. Bütün bu nedenlerden dolayı bu tür kadınlar anne olmakta acele etmezler.
Sayfa 140·Kitabı okuyor
Alıntı